Apollon Stüdyosunda Sanat ve Fotoğraf

19 Ocak 2015 | Gülderen Bölük | foto bellek

Ressam bir babanın oğlu olarak dünyaya gelen Aşil Samancı, Osmanlı Döneminin son yıllarında kurduğu fotoğrafhanesine isim olarak bir Yunan tanrısını seçer; Apollon. O dönemde resim sanatının konuları arasında yer alan Yunan mitolojisi, fotoğraf alanında da etkisini gösterir.  Güzel sanatların, şiirin ve ışığın tanrısı olan Apollon’u kendine isim olarak seçen Aşil Samancı’dan geriye kalan son derece başarılı işler, resim alanındaki bilgisini ortaya koyar.  Zaten dönemin fotoğrafhanelerinde, fotoğrafçıların ve ressamların sık sık bir araya geldiği, ortak işler yaptığı bilinmekte. Öyle ki ressamlar eserlerini  imzalarken çalıştıkları atölyenin ismini de belirtmeyi ihmal etmezler.  Bugün askeri müzede yer alan Simon Agopyan’ın yaptığı 5. Sultan Reşat portresinde sanatçının imzasının yanında Atelier Apollon ismi de geçer.[1]

Resim atölyelerini ziyaret eden fotoğrafçılar kadar, eserlerini stüdyolarının vitrinlerinde sergileyip satışa sunan ressamlar da çoktur. Önemli fotoğrafçılarımızdan Pascal Sebah’ın kardeşi olan Kosmi Sébah on beş yıl abisiyle birlikte çalıştıktan sonra,  1875 yılında Beyoğlu’nda kendi adına bir stüdyo açar. Burada fotoğraf çekimlerinin yanı sıra, İstanbullu ressamların tablolarını da satışa çıkarır.[2] Abdullah Biraderler de stüdyonun vitrininde Osman Hamdi Bey, Sarkis Direnyan ve Chlebowski gibi ressamların resimlerini sergiler.  O. Kürkciyan’ın 20. yüzyılın başlarında Febüs (Phebüs) fotoğrafhanesinde yapmış olduğu resimlerde kendi ismiyle birlikte Febüs ismi de yer alır. Bir başka örnek de, Ernest Mamboury’nin Constantinople Guide Touristique adlı rehberdeki ilandır. Burada Sébah ve Joaillier fotoğrafhanesinde, fotoğraftan büyütülerek yağlıboya, pastel ve suluboya artistik portre yapıldığına dair bilgiler yer alır.[3]

Aşil Samancı, resim ve fotoğrafın iç içe olduğu bu dönemde, 1870 yılında İstanbul’da dünyaya gelir. Büyüdüğünde bir müddet babası Jacques Samancı’nın yanında çalışır. Daha sonra Osmanlı Döneminin en ünlü stüdyolarından Abdullah Biraderlerin stüdyosuna girerek, fotoğrafçılık öğrenir. Ünü sınırlarımız dışına da taşmış olan Abdullah Biraderlerin tavsiyesiyle, saraya girmeyi başaran Samancı, şehzadelere fotoğraf dersleri verir.  On ciltlik Askeri Tarih’i yazan ve amatör olarak fotoğrafla ilgilenen Cevat Paşa da Aşil Samancı’nın ders verdiği isimler arasındadır.

II. Abdülhamit’in çeşitli portrelerini çekmiş olan Samancı, hem şehzadeliği döneminde hem de padişahlığında Sultan V. Mehmet Reşat’ın da birçok fotoğrafını çeker. Ayrıca Sultanın Bursa, Hereke ve Rumeli seyahatlerine katılarak geziyi belgeler.[4] Yaptığı diğer bir önemli çalışma; 1908- 1909 olaylarını (31 Mart Vakası) günü gününe belgelemesidir.  L’Illustration dergisi, 8 Mayıs 1909 tarihli sayısında olaylarla ilgili kendisinin de bir fotoğrafını yayımlamıştır. Samancı’nın bu fotoğrafında duvarın önünde aranan şüpheliler ve kışlalarının bombalanmasında kullanılan iki araba yer almaktadır.[5]

Stüdyonun tam olarak kaç yılında açıldığı bilinmese de, müzayede kataloglarına yansıyan birbirinden güzel portre fotoğraflarına ve çeşitli gazete ilanlarına dayanarak 1900’lerin başında Beyoğlu’nda faaliyet gösterdiğini söyleyebiliriz.  Musavver Gazetenin 1908 yılına ait pek çok sayısında fotoğrafhanenin tanıtımı yer alır.[6]

Apollon Fotoğrafhanesi ve Aşil Samancı’nın ismi Osmanlı ticaret yıllıklarında ilk olarak karşımıza 1915 yılında çıkar.  1921 yılına ait yıllıklarda ise ismi, dönemin önemli stüdyolarından olan Gülmez Biraderlerle birlikte geçer. Grand Rue de Pera 397 numaralı adreste,  ortak bir çalışma içine girdiklerini söyleyebiliriz. Ayrıca bu adreste daha önce gülmez Biraderlerin stüdyo işlettiklerini, yine bu yıllıklara dayanarak söyleyebiliriz.  Aynı tarihli yıllıkta ikinci bir adres olarak, Kabristan Sokağı 10 numaralı yerde yine Gülmez Biraderlerle birlikte fotoğraf malzemeleri ticareti de yaptıkları görünmektedir.

Aşil Samancı’nın çektiği fotoğraflar arasında Alman İmparatoru II. Wilhem’in de bulunduğu binlerce negatif sanatçı tarafından Atina’ya götürülmüştür. Bin kadarı da 27 Ekim 1942 yılında ölümünün ardından, damadı E. Dalleggio d’Aalessio’ya geçmiştir.[7]

Kaynakça

[1] Germaner, Semra-İnankur, Zeynep. Oryantalistlerin İstanbul’u, İş Bankası, İstanbul, 2002, s.294

[2] Öztuncay, Dersaadet’in Fotoğrafçıları, s.272

[3] Germaner- İnankur, a.g.e., s.291

[4] Reşat Ekrem Koçu, İstanbul Ansiklopedisi, İstanbul, 1959, cilt:2, s. 887

[5] Bölük, Gülderen. Fotoğraf Dergisi, Foto Bellek, Ağustos-Eylül 2014

[6] Bölük, Gülderen. Fotoğraf Dergisi, Foto Bellek, Sayı:

[7] Bölük Gülderen, İstanbul’un 100 Fotoğrafçısı, Kültür AŞ. s. İstanbul, 2009

The following two tabs change content below.

Gülderen Bölük

1987 yılında İstanbul Bulvar Tiyatrosu'nda çocuk oyunları ekibinde tiyatro çalışmalarına başladı. 1995 yılına kadar bu tiyatroda birçok eserde ve çocuk oyununda rol aldı. 1998 yılında Bahçelievler Belediye Tiyatrosunda biz sezon sahne aldı. 2002 senesinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Gösteri Sanatları Merkezi, Tiyatro Yazarlığı ve Yönetmenliği’nden mezun oldu. Aynı yıl Mimar Sinan Üniversitesi, Fotoğraf Ana Sanat Dalı’nı bitirdi.2002 yılında İğne Deliği Sanat Atölyesi’ni kurdu ve atölyede verdiği fotoğraf derslerinin yanı sıra birçok etkinlik düzenledi. Bu etkinliklerde birçok sanatçıya ev sahipliği yaptı. Aynı zamanda dia gösterileri ve sergilerde yer aldı, konferanslar verdi. Uzun yıllardır Osmanlı Dönemi ve Cumhuriyetin ilk yıllarına ait fotoğraf koleksiyonu yapan Bölük, bu konudaki araştırmalarını makaleler şeklinde kaleme aldı. Yazıları Newsweek, Aktüel, Collection, Popüler Tarih, Toplumsal Tarih, On Air, Jet Life, Fotoğraf Dergisi gibi birçok dergide yayımlandı. 2003 yılında Collection Kulübü'ne üye olan Bölük, kulüp üyeleriyle beraber; pek çok koleksiyon sergisinde yer aldı 2006 yılında Devlet Fotoğraf Yarışmasında “Başarı” ödülü aldı. Birçok eseri sergilenmeye değer bulundu.2009 yılında Kültür A.Ş. tarafından "İstanbul'un 100 Fotoğrafçısı" adlı kitabı yayımlandı. Fotoğraf Tarihi alanında birçok konferans verdi. 2010 yılında Marmara Üniversitesi, Fotoğraf Bölümü’nde yüksek lisansını tamamladı. Üç yıla yakın bir süredir Fotoğraf Dergisi'nde Foto Bellek adlı köşesinde fotoğrafa dair Osmanlı Dönemi'nden kalan belgelerin çevirisini yapmaktadır. 2014 Yılında ikinci kitabı Fotoğrafın Serüveni, Kapı Yayınları tarafından yayımlandı. 1993 yılından bu yana anaokullarında yaratıcı drama ve tiyatro eğitimi vermektedir.

Bu yazıyı beğendiniz mi? Lütfen Paylaşın!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir