Bizanslı Yapışık İkizlerin Hazin Hikayesi

30 Kasım 2015 | Cengiz Çetin | gündelik yaşam

11. yüzyıl sonlarına doğru, Bizans İmparatoru Isaac I Kommenos ,  Bizanslı saray memuru tarihçi John Skylitzes’den  (Iōannēs Skylitzēs /Skyllitzēs/Skylitsēs), bir Bizans imparatorluk tarihi hazırlamasını (yazmasını) ister. Daha sonraları The Synopsis of Histories  diye adlandırılan bu eser; Bizans imparatorluk  tarihinin o zamanki  son 250 yılına ışık tutacaktır. 811 ile 1057 yılları arasını anlatan el yazmasında; bu yıllar içerisinde imparatorlukta olan bütün önemli olaylar  bir kronolojik bütünlük içerisinde anlatılacak ayrıca bu  anlatımları güçlendirmek için sayısı  500 civarında olan minyatürlerle kitaba görsellikte katılarak anlatım güçlendirilecektir.

El yazması kitap hazırlanır ve imparatora sunulur. Kitap sadece imparatorluğun resmi tarihini anlatmakla (imparatorları, savaşları, taç giyme törenlerini, idamları V.B.)   kalmaz ayni zamanda halkın yaşantısını ve o dönem için halkın gözündeki önemli olayları da anlatır. İşte burada anlatacağımız yapışık ikizlerin başlarına gelenler o yıllarda İstanbul da yaşayan halkın ortak hafızasında kalan ve kitaba aktarılan önemli  bir ayrıntıdır.

Yapışık ikizler, insanlığın ortaya çıkışı ile başlayan ve toplumlarda her zaman infial yaratan olaylardır. (RESİM 1)  Günümüzde bile, bazen kıyamet alameti yada ilahi mucize diye adlandırılan bu durum; aslında yumurta ve spermin birleşmesi sonucunda meydana gelen embriyonun; gelişiminin belli aşamalarında bölünmesi ile tek yumurta ikizleri meydana gelmesi durumunda ortaya çıkar.    ikizlerin ortaya çıkmasına yol açan bu bölünmenin geç (13. günden sonra) olması ile birbirlerine yapışık bedenleri olan tek yumurta ikizleri yani yapışık ikizler doğarlar. Yani embriyonun erken bölünmesi durumunda tek yumurta ikizleri meydana gelecek iken bu bölünme geç kaldığı için birbirlerine bedenlerinden yapışık ikizler meydana gelir. O günlerin inanışı ile çoğu kere kötü hallerin habercisi kabul edilen bu durumda, bebekler ölür/öldürülür hatta onları doğuran anne bile cezalandırılırken; Skylitzes  Bizansta yaşayan  ve birinin kendiliğinden diğerinin yapılan ameliyat sonrası öldüğü yapışık ikizlerin hikayesini kitabına  almış ve  minyatürlerle onların başına gelenleri resmederek onların hazin öykülerinden  bizlerin haberdar olmasını sağlamıştır.

Skylitzes yazma eserinde, 945 yılında Ermenistan’dan  (bir başka kaynak Kapadokya diye belirtir) İstanbul’a (Constantinople) getirilen bir canavardan bahseder. Tek bir doğumda dünyaya gelen, tam olarak gelişmiş yapışık ikizlerdir bunlar. 30 yaşlarında ve erkek olan yapışık ikizler imparatorluğun başka pek çok bölgesini gezdikten sonra İstanbul’a gelmişlerdir. Yaptıkları uzun yolculuklarda o tarihlerde kadınların yaptığı gibi katırın sırtının iki yanına yerleştirilen küfelerin içine girmekte ve bedenlerinin yapışık olan parçası katırın sırtına oturmaktadır. Yazar çok rahat olmamakla birlikte uzun mesafeleri yürümek yerine, kabul edilebilecek bir yolculuk olduğunu belirtir. Skylitzes onların karınlarından kalçalarına kadar yapışık olduklarını yazar. İkizler ayakta dururken yüzleri birbirine bakmakta bir kollarını diğerinin boynuna atmakta ve diger kolları ile yürürken kendilerini kalçalarından desteklemektedirler. İmparatorluğun başkentinde bir süre pazar yerlerinde, sirklerde gösteriler yaparak para kazanırlar ve hayatlarını sürdürürler. (RESİM 2) İmparatorluğun başkentindeki halk onları kabullenmiştir ancak daha sonradan işler değişir. Önyargılar ağır basmıştır. Halk yapışık ikizlerin kıyamet alameti olduklarını ve kente uğursuzluk getireceğini ileri sürerek onları şehirden kovar. Bir süre geçtikten sonra İmparator Konstantin döneminde, saray onların şehre dönmelerine izin verir ve yapışık ikizler İstanbul’a geri dönerek hayatlarını sürdürmeye devam ederler.

Ancak günün birinde ikizlerden biri ölür. Diğeri, bedenine yapışık olan ikizinin cansız bedeniyle İstanbul’da yaşayan, imparatorluğun en becerikli doktorlarına başvurur. Doktorlar onları ameliyat etmeye ve cansız bedeni ikizinden ayırmaya karar verirler. Ne tür bir anestezi ya da cerrahi yöntem uyguladıklarını belirtmese de Skylitzes, doktorları ellerinde bıçaklarıyla ameliyatı yaparken minyatürlerine aktarmıştır (RESİM3). Skylitzes yapılan ameliyattan sonra, cansız ikizinden ayrılan, yaşayan yapışık ikizin üç gün daha yaşamaya devem ettiğini ve daha sonra öldüğünü kaydetmiştir yazdığı kitapta.

Çok büyük bir olasılıkla karınlarından yapışık bu ikizler tek bir sindirim sistemine sahip olmalıydılar ve ikizinin ölümünden sonra geride kalan diğer ikizin muhtemelen yaşama şansı yoktu.  Ancak yapışık ikizler gene de o dönemdeki İstanbul halkının akıllarında kaldılar ve Skylitzes sayesinde onların bu hazin hikayeleri bugün hala biliniyor

Kaynaklar:

1- Bull Hist Med. 1984 Spring; 58(1):99-102.

A surgical operation performed on Siamese twins during the tenth century in Byzantium.

Pentogalos GE, Lascaratos JG.

2 Skylitzes Chronicle – Scylitzes Chronicle

scylitzes.webs.com/Scylitzes-Chronicle.htm

3- Paré A: De Monstris et Prodigiis w Opera Ambrosii Parei Regis Primary et Parisiensis Chirurgi. Paryż 1682: 731–767.

The following two tabs change content below.

Cengiz Çetin

1961 yılında doğdum. Babamım Askeri cerrah olması nedeniyle ilk orta ve lise yıllarımı 8 ayrı okulda tamamladım. Farklı şehirlerde farklı insanlar tanıdım. Tıp fakültesindeki eğitimim ardından, önce Genel Cerrahi sonra Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi İhtisaslarını yaptım ve Eskişehir Anadolu Üniversirtesi (bugün Osmangazi Üniversitesi)Tıp Fakültesinde Plastik ve Rekonstrüktif Estetik Cerrahi AD. kurdum. Halen bu birimde öğretim üyesi olarak çalışmaktayım. Çocukluğumdan beri hep birşeyler biriktirdim. Eski eşyaların, fotoğrafların ya da objelerin bir hikâyeleri olduğunu hep biliyordum. Zamanla bu hikâyeleri okumayı da başardım. Onların birbirleriyle olan bağlantılarından her zaman zevk aldım. Kısa bir dönem sanat tarihi doktora programında çalıştım. Halen cerrahi yapıp okuyorum.

Son Yazıları Cengiz Çetin (Tüm Yazıları)

Bu yazıyı beğendiniz mi? Lütfen Paylaşın!

2 Yorum Bizanslı Yapışık İkizlerin Hazin Hikayesi

  1. Naci Uncu :

    Enterasan bir yazı. Tadı damağımda kaldı. Teşekkür ederiz hocam.

  2. ERSOY CANKUYER :

    İz Tv’de “Merak et ve merak etmeye devam et” yazar. “Merak”, nitelikli yaşamada en önemli etkendir.Cengiz Hocam’ın bu çok boyutlu merakı ve araştırma heyecanını hayranlıkla izliyor, kolayından yararlanıyor ve egitiliyorum. Bu derlemesini de diğerleri gibi severek okudum. Emeklerine sağlık.Teşekkür ve sevgiler…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir