Commedia Dell’Arte Porselen Bibloları

30 Aralık 2014 | Ateş Arcasoy | antika

Avrupalı porselen biblo sanatçıları, Çin porselen tekniğinin –nereden bakarsanız bakın- en az 1500 yıllık bir gecikmeden sonra  kendi ülkelerine de gelmesi ile birlikte, sanatsal ve teknik hünerlerini sergilemeye başladılar. Toplumun ilgi duyduğu her konuyu onlar sanatları ile porselen biblolara aktardılar. Örneğin, Berlin ve Nymphenburg Porselen işletmelerinde Çinli müzisyenler, Sevres ve Frankenthal Porselen işletmelerinde İspanyol müzisyenler, Höchst porselen

Işletmesinde de Türk müzisyenler yorumlandı. Höchst Porselen işletmesinde 1769-79 yılları arasında çalışan biblo modelcisi Johann Peter Melchior’un 1778 yılında yaptığı “Türk Müzisyenleri” serisindeki figürler Mehter Takımı’nı simgelemekteydiler.Porselen  biblo sanatçılarının yaratıları için bulunmaz zenginlikteki bir kaynak da kuşkusuz tiyatro olmalıydı. Ancak bu şansa büyük ölçüde tek bir tiyatro sahip oldu. O  da İtalyan güldürü tiyatrosu Commedia dell’Arte idi.

Commedia dell’Arte’nin Öncüleri

MÖ 4. yüzyıl öncesinde, İtalya’nın Campania bölgesinde Osche halkları arasında bol güldürülü Atellane halk oyunları sergilenirdi. Söz konusu Osche  halk güldürüsü, adını aldığı Atella kenti çevresinde ün yapmış ve temel özelliği soytarılık olan unsuru o dönemde belirginleştirmiştir.

Bu gösterilerde rol alan üç karakterin en önemli tiplemesi hiç şüphesiz Commedia dell Arte’nin kaynağını  oluşturduğu söylenen Maccus’tur. Kendisini kurnaz sanan, ancak sürekli başkalarının tuzağına düşen klasik uşak tipidir. Maccus. Yüreği temiz bir kişilikti, ancak bu özelliği sersem, yüzsüz, aşağılık ve gereksiz yere konuşma kusurlarını örtmekten de uzaktı.Osche halk güldürüsü MÖ 4. yüzyılda Roma’ya geldikten sonra, Maccus Roma döneminde en çok tutulan komedyen kişiliğine büründü. Cicerone’ye göre, bu tip Roma tiyatrosunun gelişmesinde çok önemli rol oynamıştır.

Bir diğer karakter de  Commedia dell’Arte’deki Dottore rolünün babası sayılan , mütemadiyen yemek peşinde koşan, otlakçı, kurnaz ve  bilgiç Dossenus idi. Her ne kadar böyle bir benzetme yapılabilirse de Dossenus davranışlarında Dottore kadar rahat ve geniş görüşlü değildir. Aksine onda köylü orijininden gelen bir kalın kafalılık görülür. Giysisi çok basittir, vücudunun tüm kusurlarını  daha belirgin hale getirir.

Üçüncü karakter Bucco idi. Bu karakter, güçlüklerle alay ederek seyircinin sempatisini kazanan ve bunu yaparken –hayrettir- başına hiçbir zaman bela gelmeyen küstah, ağzı bozuk, şişman bir şarlatanın tiplemesiydi.

MÖ 2. yüzyıla dek oyunu doğaçlamalarla götüren bu komedyenler, sonradan Novio ve Lucio Pomponio’nun yazılı metinlerinden esinlenmeye başladılar.Daha sonraları Latin tiyatrosu, meşhur tiyatro yazarı Plauto ile en parlak dönemine ulaştı. Plauto,  en zor savaşları kazanıp, dünyanın en güzel kadınlarını baştan çıkardığını söyleyen asker bozuntusu, aslında hep aç gezen ve işleri sürekli yüzüne gözüne bulaştıran, Commedia dell’Arte’de çok önemli bir kişilik olacak büyük palavracı Miles Glorisus’u yaratmıştı. Bu tip de Capitan Fracassa, Matamoros, Meo Patacca, Capitan Spaventa ve Giangurgolo karakterlerinin öncüsüdür.

Ortaçağ ile birlikte, kutsal olmayan tiyatro türü sahnelerden kayboldu. Yerine kutsal hıristiyan tasvirleri geldi. Ortaçağdan sonra 15. yüzyılda  edebi bilimlerin yeniden doğuşu ile tiyatro faaliyetlerinde yeniden bir hareketlenme görüldü.

Commedia dell’Arte Doğuyor

1500’lü yılların İtalyan yöneticileri halka günde 3-4 saat eğlenme hakkı vermekteydiler. Ortamı neşelendirme görevini de karnavala bağımlı Ortaçağ tiyatro kumpanyası modeli üstlenmekteydi. Bu tiyatro gösterilerinde  zaman zaman protest ve kabalık sergileniyor, cinselliği çağrıştırıcı, kiliseyi alaya alıcı temalar işleniyordu.

Bu tiyatro kumpanyaları gösteri sunacakları büyükçe bir merkeze vardıklarında, kostümlerini giyerler, davul ve diğer aksesuarlarını alıp, sokaklarda temsil edecekleri oyunun propagandasını yapmaya başlarlardı. Kent halkı tarafından coşku ile karşılanırlar, hatta kendilerine sembolik olarak şehrin anahtarı bile verilirdi. Kilise olaya karşı son derece duyarlıydı. Rahip ya da yörenin başpapazı da onları karışlarlar, oynayacakları oyunun fazla açık saçık olmaması gerektiği yönünde uyarılarda bulunurlar, aksi halde kendilerini kilise adına afaroz edeceklerini iletirlerdi.

Tüm bu olaylar 1500’lü yıllarda yaşandı. Commedie dell’Arte bunları tiyatro haline getirdi. Bu tiyatroda önemli olan oyunun yazarı değildir. Oyunu icra eden kişi, yani aktör önemlidir. Çünkü seyircileri, mimikleri, hareketleri, kostümleri, maskeleri, şarkıları ve dansları ile eğlendiren, geniş anlamda onlarla haşır neşir olan aktördür.

Commedia dell’Arte’deki konu her zaman bir aşk ilişkisiyle ilgilidir. Her oyunda bir ya da birden fazla aşık çiftler, “zanni” olarak tanınan bir çift hizmetçi ve arada bir figüranların eşlik ettiği bir yüzbaşı (Capitano) bulunurdu. Yaşlı çiftler sevgililerin aşk ilişkilerine sürekli karşı çıkarken yüzbaşı da üçüncü fazlalık kişi olarak durumu daha da karışık hale getirirdi. 17. yüzyılın ortalarına doğru halk artık sahnede yaşlı kocaların alaya alındığı alışılmış aşk serüvenlerinden bıkmıştı. Tiyatroya gelen seyirci artık daha ciddi ve gerçek konuların işlendiği oyunlar görmek arzusundaydı.

Bu konuda Goldoni Commedia dell’Arte’de bir reform girişiminde bulundu. Doğaçlamalı komedi diye adlandırdığı güldürü türüne son verdi. Hem aktör hem de yazar olarak Goldoni’nin öğrencisi ve aynı zamanda mirasçısı olan Moliere, Commedia dell’Arte’deki entrikalardan , konulardan, mimiklerden ve esprilerden en iyi yararlanmasını bilmiş, yaşamın ahlaki yönlerini inceleyerek insanların gülünç yanlarını sahnelemeye çalışmıştır.

Porselen Tekniği ile Birlikte Porselen Bibloculuk Sanatı da Gelişiyor

Porselenden biblo yapmak büyük beceri ve uğraş gerektiren bir iştir. Ağaçtan taştan, fildişinden, gözenekli seramik malzemeden biblo üretmek, çoğu zaman büyük teknik güçlükleri birlikte getirmez. Ancak porselen , yüksek sıcaklıkta pişen ve pişerken de deforme olmaya yatkın bir malzemedir. Bu nedenle porselen biblo, modelcisinden başlayan ve dikkatle sürdürülen birçok üretim aşamasından geçer. Sonuçta, kalkık durması gereken kolu aşağıya sarkmış veya mızrağı eğrilmiş ya da iki büklüm olmuş figürlerin ortaya çıkması istenmiyorsa, estetikten ödün vermeden , porselen üretim teknolojisine uymak gerekir.

Porselen biblo sanatçıları hiçbir teknik güçlüğün kendilerini engellemesine izin vermemişlerdir. Toplumun ilgi duyduğu konuları aynı bir sinema yapımcısı ve yönetmeni gibi insanların beğenisine sunmak, görsellik gerektiren konuları topluma sunmak için çaba sarfetmişlerdir.

Doğada özgürce yaşayan hayvanlar, mitoloji kahramanları, müzisyenler, meslek sahipleri, tiyatro karakterleri biblo sanatçılarının doğaya olan sevgilerinin ve çevrelerindeki yaşamı ince bir biçimde yorumlamalarının yardımı ile yanıbaşımıza . vitrinlerimize, masalarımızın üzerine kadar gelebilmektedirler.

Avrupa’da Birçok Porselen İşletmesinde İtalyan Komedi Tiyatrosu Tiplemeleri Üretiliyor

Kökeni MÖ 4. yüzyıla kadar dayanan geleneksel İtalyan doğaçlama güldürü tiyatrosu Commedia dell’Arte oyuncuları, 17. ve 18.  yüzyıllarda porselen sanatçılarını büyük ölçüde etkilemiş, onlar da bu komedyenleri, karakteristik mimikleri, kostümleri ve en ilginç pozları ile şekillendirmişlerdir.

Avrupa’da Commedia dell’Arte biblolarının üretildiği ilk porselen fabrikası Meissen Kraliyet Porselen Manufakturu’dur. Çağdaşları olan tüm Avrupa porselen işletmelerine her konuda öncülük etmiş olan Meissen, Saksonya Prensi ve Polonya Kralı Güçlü August’un himayesinde kurulmuştur.

Güçlü August bu işi için simyacı Johann Friedrich Böttger’I görevlendirmişti. Simyacılık her dönemin en geçerli mesleğiydi. Eski çağlarda, bazı bileşimlerle bakır ve kalayı altın ve gümüşe çevirmeye çalışan ilime “simya” adı verilirdi. Porselen yapımını araştırmak için yeterli ön bilgiye en fazla sahip olanlar da kuşkusuz bu simyacılardı.

Ancak porselen üretimi denildi mi, Avrupa’da adı “Arkanum” olan bilim ilk once akla gelirdi. Bu toprak, sır, boya gibi gizemleri hiçbir zaman açığa vurulmayan birçok “arkana”dan oluşan malzemelerden porselen üretim tekniğiydi. Bu eğitimi almış kimselere de “arkanist” denilmekteydi. Avrupa porselen piyasasında en tanınan arkanist Johannes Kilian Benckgraf’dı. Yaşadığı 1708-53 yılları arasında Höchst, Berlin, Fürstenberg gibi porselen işletmelerinin arasında adeta mekik dokuyarak , üretilen porselenlerin kalitelerine imzasını atmıştı.

Almanya’nın ilk sert porselen fabrikası Johann Friedrich Böttger’in yönetiminde 6 Haziran 1710 tarihinde Meissen Albrechtsburg’da 25 kişi ile çalışmaya başladı. Böttger ölüm tarihi olan 13 Mart 1719’a kadar burayı yönetti.

1706-1755 yılları arasında yaşayan heykel ve biblo sanatçısı Johann Joachim Kaendler’in 22 Haziran 1731 tarihinde Meissen’e gelmesiyle birlikte, Meissen Kraliyet Porselen Manufakturu’nda 1731-63 yılları arasında “biblo dönemi” başladı. Kaendler, tüm Avrupa porselen sanatının başlangıcından beri biblo üreten ikinci sanatçıydı. Biblo sanatında rokoko esprisinin yansıtılmasını başlatan sanatçı da o oldu.

Tiyatro sanatı Kaendler’in mesleğini etkileyen en önemli sanat koluydu. Tiyatro kahramanları denilince akla İtalyan komedi tiyatrosu gelmekteydi. Kaendler 30 yıl boyunca asistanı Peter Reinicke ile birlikte komedyen bibloları şekillendirdi. Kaendler’in 1741 yılında ürettiği “Scramouche ve Columbina” biblosunda bir müzik sahnesi işlenmiştir. Scaramouche Colombina’ya serenan yapmaktadır. Ancak Columbina elinde tuttuğu nota ile ona yol göstermekte ve müziği bir orchestra şefi gibi yönetmektedir.

Scaramouche şövalye ruhlu bir kahramandır. Güzel giyinmeyi. serenad yapmayı, kısaca kadınları kendine aşık etmeyi başarabilecek tüm yeteneklere sahiptir.

Önceleri basit bir hizmetçi görünümünde olan Columbina ise zamanla çabukluğu, becerikliliği, konuşma kolaylığıve efendilerinin gizli yönlerini çok iyi bilmesi sayesinde , bütün olayları kendi çevresinde döndürmeye başlar ve önemli bir kişilik olur. Sonraları daha da ileri giderek, o köylü kılığından çıkar ve üst düzeyde  sosyal bir konum kazanır. Zaman zaman sahibesi ile karıştırılacak kadar şık giyindiği olur. Entrikalarda becerikli olduğu kadar, kılık değiştirmekte de o denli başarılıdır. Başlıca felsefesi, bir kadının daha cazibeli ve tahrik edici olması için bira da cilveli olması gerektiğidir.

Kaendler’in büyük bir ustalıkla şekillendirdiği komedyen biblolarının arasında “Arlecchino” tiplemesi de baş sırayı alır. Latin Commedia’sının Centumculus pandomimasını hatırlatan rengarenk kumaş parçacıklarından oluşan giysisi ile hemen fark edilip tanınan Arlecchino , başlangıçta gülünç ve saf bir tipi canlandırdı. Vazgeçilmez aksesuarları, deriden siyah maskesi, tahta bir spatula ve her zaman boş bir çantadan ibarettir. Arlecchino bir çocuk gibidir.  Düşünmeden işler yapar, tepkileri de önceden kestirilemez. İstediğini elde etmesini çok iyi bilir, ancak daha sonra kendi kendisinin yarattığı tuzaklardan kurtulmak için birbir care arayışı içine girerb Çevikliği, akrobatlıkta olan başarısı, kendisini yiyecek arayan bir sokak kedisine benzetir.  Dönemin uşakları gibi, hiç gideremediği büyük bir açlık içindedir.

Avrupa’da porselen fabrikası kurmak için cesaret sahibi olan bir kişi de çömlekçi ustası Franz Ignaz Niedermayr’dı. 1747 yılında Almanya’nın Bavyera Eyaleti’nin Nymphenburg kentinde, Bavyera prensi Joseph Max III.’ün himayesinde kurulan porselen işletmesinde başlangıçta işler yolunda gitmedi. Nedeni açıktı: Çömlekçlik ve porselenclik apayrı tekniklerdi. Ancak Avrupa’da bu işleri çözem arkanistler vardı. Nymphenburg Porselen Fabrikasının imdadına da baş arkanist Jakob Ringler yetişti. Böylece Nymphenburg’da 1753 yılında kaliteli porselen üretimi başladı.

Ardından da porselen modelcisi ve biblo sanatçısı Anton Bustelli’nin 1754 yılında Nymphenburg’a gelmesi ile birlikte, fabrikanın üretimi de hareketlendi. Çünkü Bustelli Çinli ve Türk tipleri de İtalyan Comedia dell’Arte figürlerini en iyi yorumlayan sanatçılardan biriydi. Ölümünden çok kısa bir süre once 1760 yılında 16 figürden oluşan Comedia Dell’Arte biblo serisini yaptı. Bunların bir kısmı çiftlerden oluşuyordu: Capitano ve Leda, Anselmo ve Corine, Isabella ve Oktavio, Lucinda ve Pierrot. Lalage  ve Mezzetino, Donna Martina ve Dottore, Scaamouche ve Colombina, Pantalone ve JuliaBustelli’nin figürlerinden anlaşılan, Commedia dell’Arte tiyatrosunun artık kalitesiz bir halk güldüüsü olmadığı, bir saray oyunu düzeyine eriştiğiydi

Nisan 1763 yılında ölen Bustelli, ardında birbirinden güzel 150 model bıraktı. İlerleyen yıllarda Nymphenburg porselen fabrikasına egemen olan klasik görüşlü sanatçılar, Bustelli’nin eserlerini küçümsediler ve onun tüm modellerini kırdılar.

Braunschweig Dükü 1. Karl’ın öncülüğünde kurulan bir diğer porselen fabrikası da 3 Kasım 1753 tarihinde Fürstenberg’de çalışmaya başladı.

Fürstenberg porselen fabrikasında çalışan çok sayıda biblo sanatçısı vardı. Bunlardan Rombrich ve Desoches mitolojik ve sosyal içerikli mesajları olan biblolar ürettiler.  Ayrıca bu sanatçılar iyi birer bust sanatçısıydılar. Fürstenberg’de bunların biraz gerisinde kalan bir biblo sanatçısı da Simon Feilner’di. İtalyan tiyatrosu Commedia dell’Arte tiplerini o da yaptı. Ancak Feilner’in büyük başarısı renk araştırmacılığı kişiliği ile ön plana geçti.

Cladius Innocentius du Paquier  adlı bir girişimci 27 Mayıs 1718 yılında, Kutsal Roma Germen İmparatoru 6. Karl’dan porselen üretmek ve bunları Avusturya sınırları içinde satmak için 25 yıllık bir imtiyaz aldı. Du Paquier fabrikanın kurulmasında Meissen’den Böttger’e güveniyordu. Böttger de Viyana’ya porselen fırını planları , arkanist Samuel Stölzel’I ve altınyaldız dekorcusu Christoph Conrad Hunger’I gönderdi.

Du Paquier döneminde Viyana porselen fabrikasında üretilen porselenler genelde Meissen’in etkisi altında da kalmamıştır. Ancak dönemin birçok işletmesinde olduğu gibi, Viyana’da Commedia Dell’Arte figürleri üretilmiştir.

Commedia dell’Arte porselen biblolarının üretildiği bir başka porselen fabrikası da 1814 yılında Carl Magnus Hutschenreuther tarafından Hohenberg’de kuruldu. Dönemin modasına uyularak, burada da İtalyan komedi tiyatrosu figürleri üretildi.

Günümüzde halen çalışmakta olan fabrikada 1980’li yıllarda eski modellerden yararlanılarak, biblo sanatçısı W. Stefan tarafından Colombina, Isabella ve Oktavio, Scaramouche, Dottore figürlerinden yeniden bir seri ouşturuldu. Bu tiplemelerin içinde en ilginç kişiliği sergileyen, kuşkusuz hükümet adamını ve akademisyeni temsil eden kişi olan Dottore Balanzone’dir. Üstünlüğünü sözleri ile empoze etmek ister, ancak sıkıcı bir parazit olmaktan öte gidemez. Sonunda da hep cehaleti ortaya çıkar. Tüm konuşmaları palavralarla doludur. Adının “balla” (balya)’dan geldiği söylense de “ballanza” (terazi)’den gelmesi daha muhtemeldir. Çünkü terazi adaletin simgesidir ve Dottore Balanzone onun en büyük temsilcisinin kendisi olduğunu iddia eder. Bologna Üniversitesi doktorlarını taklit edercesine  elbisesi tümüyle siyah, yakası, kolları ve mendili beyazdır. En küçük olay atasözleri söylemesi için yeterlidir:

 “Suçlu olan masum olamaz!”

“Açık denizde olan gemi limandan uzaktır!”

Kaynakça

* “Commedia dell’Arte”, Miguel A. Cienfuegos. Compagnia Teatro Paravento, Locarno 1997, Gösteri, Aksanat, İstanbul, 8 Nisan 1997

* Mostra, “Il Carnevale, le maschere e i costume della Commedia dell’Arte”, Sergi, İbrahim Paşa Sarayı, İstanbul, 5-25 Ekim 1993

* Ateş Arcasoy, “16.-19. Yüzyıl Avrupa Porselen Sanatı” Konferans, Antik Palace, İstanbul, 28 Şubat 1998

* Ateş Arcasoy, “Avrupa’yı Etkileyen Mehter Müziği ve Höchst Porselen Bibloları”, Antik&Dekor, 1989/2.

* Gustav Weiss, “Ullstein Porzellanbuch”, Berlin, 1994

 

 

 

 

 

The following two tabs change content below.

Ateş Arcasoy

İstanbul Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu Seramik Bölümü'nü bitirdikten sonra, Almanya-Koblenz'de Seramik Mühendisliği tahsili yaptı. Eczacıbaşı seramik Fabrikaları'nda teknik müdürlük, Yıldız Porselen Fabrikası'nda yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulundu. Türk Seramik Derneği ve Collection Club üyesidir. Seramik Teknolojisi adlı bir ders kitabı vardır. Marmara Üniversitesi ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde Seramik Teknolojisi, Seramik Sanat Tarihi, Antika Porselen Sanatı ve Tarihi dersleri vermektedir. AntikDekor dergisinde, porselen tarihi ve sanatıyla ilgili birçok makalesi yayımlanmıştır.

Son Yazıları Ateş Arcasoy (Tüm Yazıları)

Bu yazıyı beğendiniz mi? Lütfen Paylaşın!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir