düğmenin-küçük-tarihi (1)

Dünden Bugüne Düğmeler

24 Haziran 2014 | Gülderen Bölük | gündelik yaşam

Düğmeler, giysileri tutturup birleştiren bir araç olarak kullanılmadan önce, binlerce yıl dekoratif süsler olarak hayatın içinde yer aldı ve neredeyse 3500 sene aynı amaca hizmet etti. Bugünkü işleviyle kullanılmaya başlaması için 1200’leri beklemek gerekecekti. Ondan sonraysa düğme kullanımı çılgın bir hal alır. Öyle ki 1520 yılında Fransa kralı l. François, yeni elbisesine dikilmesi için tam tamına 13.400 altın düğme sipariş eder. İnsanlar daha fazla düğme kullanabilmek için elbiselerinde boydan boya yırtmaçlar açarlar. O yıllarda kadın elbiselerindeki düğme sayısı ise iki yüzü bulur. Tüm bu düğmeleri açmanın verdiği zahmete girmemek için, soyunmadan yattıkları da bilgiler arasındadır.[1]

Düğme-ilik ikilisinin ortaya çıkmasında ise iki neden vardır. Birincisi, 1200’derde bol kıyafetlerin yerini daha dar kıyafetler alır ki, kemerler tek başına onları toparlamak için yeterli gelmez. Kemer dışında bu iş için kullanılan iğnelerin ise sık sık kaybolması başka bir derttir. İkinci nedense; kumaşların daha ince ve kaliteli kumaşlara doğru evrilmesidir.  İğnelerle tutturmak bu narin kumaşlara zarar vermekte, üzerinde delikler açmaktadır.[2] Tüm bu sebepler, düğmelerin artık işlevsel olarak da kullanımını gündeme getirir.

En eski dekoratif düğmeler MÖ 2000’li yıllarında İndus Vadisinden çıkarılanlardır. Daire ve üçgen şekline getirilmiş deniz kabuklarından ve tahtadan yapılmış birçok düğme o yılların süslenme anlayışını ortaya koyar. Avrupa ören yerlerinde bulunanlar ise altın yapraklarla sarılmış ve elmaslarla süslenmiş, fildişi ve kemik düğmelerdir.[3]

Anadolu topraklarında, Gordion’da yapılan kazılarda VIII. ve VII. yüzyıla ait Frig düğmeleri; Altıntepe kazılarında ise aynı yüzyıla ait Urartu düğmeleri çıkartılmıştır. Bombeli olan bu düğmeler altın-gümüş kabartmalarla süslüdür. Ayrıca Anadolu Medeniyetleri Müzesinde eski çağlara ait, kemik, fildişi, sedef, inci ve değerli taşlarla süslenmiş çeşit çeşit düğme bulunmaktadır.[4] Uygur Türklerinde ise düğmeler yalnızca kıyafetleri süsleyen bir unsur olarak kalmamıştır. Yanı sıra, saçlarını saç bağlarıyla ördükten sonra güzelliklerini arttırmak için midye kabukları ve gümüş düğmeler kullanan kadınların vazgeçilmez aksesuarları olmuştur.[5]

Günümüzde kullanılan düğme sözcüğünün kökeni aslında eski Türkçe tüg-mek, yani ‘düğmek, bağlamak’ fiilinden gelmektedir. Selçuklu çağının başında ise bu kelime tügme şeklinde kullanılmıştır. Kıpçak bölgesinde tüyme; Kuman Türklerinde ise tüvme şeklini alır. Yine Anadolu’da düğme karşılığı olarak kullanılan kodak sözcüğünün de, eski Türkçedeki dikmek, bağlamak manasına gelen kadı-mak, kada-mak köklerinden gelmiş olabileceği ihtimali üzerinde durulur.[6]

Çıt çıt, fermuar, cırt gibi çok daha yeni olan yardımcı unsurlara rağmen, düğmelerin kullanımı hiç geçmeyecek gibi görünüyor. Hatta açmak- kapatmak gibi bir işlevi olmadan, hala ve sadece dekoratif amaçlarla kullanıldıklarına bile tanık olmaktayız. Günümüzde, giyim kuşam dünyasının özenle seçip kullandığı; milyonlarca çeşitteki bu renkli unsurlar dünyamızı da renklendirmeye devam ediyorlar.



[1] Sapan, Özcan. Çiviyazıları, İstanbul, 2004, s.255

[2] Sapan, a.g.m,  s.254

[3] Sapan, a.g.m,  s. 255

[4] Önder, Mehmet. Antika ve Eski Eserler Kılavuzu. Türkiye İş Bankası, Ankara, s.53

[5] Naskali, Emine Gürsoy. Saç Kitabı, Kitabevi, İstanbul, s. 67

[6] Ögel, Bahaeddin. Türk Kültür Tarihine Giriş, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, Cilt.5, s.60.

The following two tabs change content below.

Gülderen Bölük

1987 yılında İstanbul Bulvar Tiyatrosu'nda çocuk oyunları ekibinde tiyatro çalışmalarına başladı. 1995 yılına kadar bu tiyatroda birçok eserde ve çocuk oyununda rol aldı. 1998 yılında Bahçelievler Belediye Tiyatrosunda biz sezon sahne aldı. 2002 senesinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Gösteri Sanatları Merkezi, Tiyatro Yazarlığı ve Yönetmenliği’nden mezun oldu. Aynı yıl Mimar Sinan Üniversitesi, Fotoğraf Ana Sanat Dalı’nı bitirdi.2002 yılında İğne Deliği Sanat Atölyesi’ni kurdu ve atölyede verdiği fotoğraf derslerinin yanı sıra birçok etkinlik düzenledi. Bu etkinliklerde birçok sanatçıya ev sahipliği yaptı. Aynı zamanda dia gösterileri ve sergilerde yer aldı, konferanslar verdi. Uzun yıllardır Osmanlı Dönemi ve Cumhuriyetin ilk yıllarına ait fotoğraf koleksiyonu yapan Bölük, bu konudaki araştırmalarını makaleler şeklinde kaleme aldı. Yazıları Newsweek, Aktüel, Collection, Popüler Tarih, Toplumsal Tarih, On Air, Jet Life, Fotoğraf Dergisi gibi birçok dergide yayımlandı. 2003 yılında Collection Kulübü'ne üye olan Bölük, kulüp üyeleriyle beraber; pek çok koleksiyon sergisinde yer aldı 2006 yılında Devlet Fotoğraf Yarışmasında “Başarı” ödülü aldı. Birçok eseri sergilenmeye değer bulundu.2009 yılında Kültür A.Ş. tarafından "İstanbul'un 100 Fotoğrafçısı" adlı kitabı yayımlandı. Fotoğraf Tarihi alanında birçok konferans verdi. 2010 yılında Marmara Üniversitesi, Fotoğraf Bölümü’nde yüksek lisansını tamamladı. Üç yıla yakın bir süredir Fotoğraf Dergisi'nde Foto Bellek adlı köşesinde fotoğrafa dair Osmanlı Dönemi'nden kalan belgelerin çevirisini yapmaktadır. 2014 Yılında ikinci kitabı Fotoğrafın Serüveni, Kapı Yayınları tarafından yayımlandı. 1993 yılından bu yana anaokullarında yaratıcı drama ve tiyatro eğitimi vermektedir.

Bu yazıyı beğendiniz mi? Lütfen Paylaşın!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir