editörden

Zamanın Sarkacı

20 Aralık 2012 | kolektomani | editörden

Antika saatin sarkacı her saat başı bir ileri bir geri sallanıyor; tik-tak’lar ahenk içinde dolduruyor odanın sessizliğini… Öten guguk kuşu hangi saate ait? Dede yadigârı köstekli saatimiz, hangi zamanı anlatır bize? O an’ı mı yoksa “kendi zamanını” mı? Bazen “su gibi akıp gittiğinden” bazen “geçmek bilmediğinden” yakınırız zamanın. Her yerde saatlere dikeriz gözümüzü. Günleri, saatleri, dakikaları sayarız.

Neden sayarız zamanı, nedir zaman? Zaman kimdir mi demeliyiz yoksa? Zaman kendimiz miyiz? Zaman, “ben” olduğum sürece mi vardır? Hareket olmazsa zaman olur mu? Kaç çeşit zaman var? Saatten ya da takvimden zaman hakkında ne öğreniriz? Zaman hep ileriye doğru mu akar? Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ünlü dizelerinde olduğu gibi “yekpare geniş bir ânın parçalanmaz akışında” mıyız? Saniye nasıl ölçülür? Bir saat neden 60 dakika, niye bir gün 24 saat?

Zaman hakkında sorular sorup, sonsuza kadar felsefe yapmak mümkün. Ama niyetimiz o kadar derinlere dalmak değil. Bu engin konu, kendi halinde blogumuzun sınırlarını aşar. Maya takviminin 5 bin 125 yıllık devrinin sonuna erişip de 2012’yi devirdiğimiz şu günlerde “zaman” konusunda bir parça düşündürebilmek ve an’ları biriktirerek oluşturduğumuz geçmişe doğru keyifli bir yolculuğa çıkarmak istedik. Ama geçmiş özlemine kapılıp o gayya kuyusunda kaybolmadan, “şimdinin” ve bu an’ın keyfine de vararak. Sarkaç sallanıyor, bir düne bir bugüne… Bizimle birlikte zamanın tanıklığına hoş geldiniz.

The following two tabs change content below.

kolektomani

Son Yazıları kolektomani (Tüm Yazıları)

Bu yazıyı beğendiniz mi? Lütfen Paylaşın!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir