fotoğraf-ara-güler

Faslı Şahane

23 Temmuz 2013 | Aslıhan Işın | müzikomani

Özellikle Ramazan aylarında yeniden gündeme gelen fasıl, iki nesil büyüklerin anlattığı unutulmaz Ramazan günlerini bugünlere taşıyan ender zevklerden biri; belki o günleri anımsattığı, belki de Ramazan’ın kendisi bu tınılara çok yakıştığı için sürüyor, kim bilir?

Direklerarası, Ortaoyunu, uzun Ramazan gecelerinin çocuk eğlencesi fener kapmaca, Karagöz’le Hacivat, nükteli davulcu manileri, sahura kadar durmayan hayat ve tabii kalabalıkları sofraların etrafında buluşturan iftar yemekleri bir zamanların Ramazan eğlenceleri. Bugünün Ramazanları ise daha çok dışarıda yenen iftar yemekleri ile renkleniyor. Ve bu yemeklere çoğu zaman Klasik Türk Müziği ve hatta fasıl eşlik ediyor.

Fasıl, kendi içinde kuralları, bir adabı olan, ağır şarkılarla başlayıp sona doğru hızlanan, peşrevlerin, saz semailerinin, taksimlerin süslediği bir müzik ziyafeti, tek seferde sunulan, aralıksız bir çeşit konser. Temel özelliği bir makamdan oluşması; uşşak faslı, hicaz faslı, nihavent faslı gibi…

Fasıl Türk müziği sazları çalan küçük bir çeşit orkestradan oluştuğu halde, bir şef tarafından yönetilmiyor; el ve kol hareketleriyle yönetmek batı müziğine ait bir özellik. Bu orkestranın içinde yer alan ve tef çalan kişiye Serhanende deniyor. Serhanende aynı zamanda faslı yöneten ve tefle bir daire yapıp ilk ritmi vurarak faslı başlatan kişi.

Eskiden, fasılların mahiyeti yapıldıkları yerlere göre isimlendirildiği biliniyor, fasıllar buna göre de isimler alıyorlar. Padişah huzurunda yapılırsa adı Huzur Faslı oluyor. Eskiden akademik bir kurul olan sarayda kadınlar tarafından yapılırsa Kadın Faslı oluyor. Kadın erkek birlikte yapılınca buna Karma Fasıl deniyor.

Eski geleneğe göre faslın sonunda sazlar tarafından mutlaka icra edilen eserlere saz semaisi deniyor. Saz semaisi fasılda bir form ismi; ayrı da çalınabiliyor, ağır semai, yürük semai, saz semai gibi isimler alıyor. Peşrev fasıllarda veya herhangi bir repertuarda ilk önce çalınan saz eserine deniyor. Kelime olarak da“önde gelen” demek.

Fasılda çok aşina olunan taksim ise, herhangi bir saz tarafından makam içerisinde o makamın kurallarına bağlı olarak gezinme şekline deniyor. Yani icra edilecek makamı anlatıyor; o makamı okuyacak kişiyi hazırlıyor. Taksim insan sesiyle olunca gazel, sazla yapıldığında saz taksimi adını alıyor.

Elde kalan makamlar
Makam, basit anlamda belirli kurallar içerisinde gezinmeye deniyor. Çeşitli dörtlü ve beşlilerin birbirine eklenmesiyle oluşuyor. Tespit edilmiş yüzlerce makam var. Bugün kullanılan makam sayısı ise iki elin parmaklarını geçmeyecek kadar az sayıda.

Nihavent çok kullanılan ve kısmen batı müziği sazlarıyla çalınabilecek bir makam. Adı İran’da Luristan Eyaleti’ndeki tarihi bir şehirden geliyor. Makamlar arasında birinci sırada; öyle ki, nihavent makamında çok eser verilmiş. Hicaz makamı yaşayan bir makam; çok kullanılması bakımından nihaventten sonra ikinci sırada geliyor. Hicaz, Arabistan’da bir şehrin adı. Halk arasında çok sevilen ritim olarak neşeli şarkılar genellikle hicaz makamında.

Hüzzam makamı da yaygın makamlardan biri. Koyu hüzün anlamına geliyor. Kürdili hicazkar makamı yine çok bilinen makamlardan biri. Hacı Arif Bey tarafından bulunmuş, çok sevilmiş ve benimsenmiş. Uşşak Arapça’da aşıklar anlamına geliyor; gerçekten aşıkların makamı, batıdaki “la”. Lirik ve etkileyici bir makam olan uşşak, çok değerli şarkılarla anılıyor.

Rast, doğru, dosdoğru, düzgün anlamına geliyor. Çok önemli; çünkü bir sistem makamı. Öyle ki, klasik Türk müziğinde sistem rast makamı üzerine kurulmuş. Dede Efendi’nin, Yine bir Gülnihal şarkısı makamın klasiği. Bestenin yapıldığı dönem, yani 3. Selim dönemi yenileşmenin başladığı zaman. Dede Efendi de bu dönemin en yenilikçi üstadı sayılıyor. Yaptığı şarkılarla bir yönüyle batılı bir iddia ortaya koyuyor.

Ramazan etkinliklerine ve iftar yemeklerine eşlik eden fasıl şarkıları daha ağır başlı olsa da, aslında Klasik Türk müziği şarkıları arasında fasılda söylenen şarkıların ayrı bir yeri var. Ramazan’da icra edilen klasik fasıl, belli bir makamda peşrev, birinci beste, ikinci beste ağır semai ve yürük semai ile saz semaisinden oluşuyor ve bir makam üzerinden gidiyor. Ramazan dışındaki zamanlarda yapılan fasıl eğlence temeline dayanıyor ve genellikle belli bir makamdaki şarkıların usul sıralamasına göre dizilip ara namelerle birbirlerine bağlanmasından oluşuyor. Fasıl eğlence için yapıldığında söylenen şarkılara fasıl şarkıları deniyor.

The following two tabs change content below.

Aslıhan Işın

1995 yılında Bilkent Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü’nden mezun oldu. Dergicilik kariyerine Hürriyet Dergi Grubu’nda, Art+Decor Dergisi’nde muhabirlik yaparak başladı. Dekorasyon, seyahat, kadın, yaşam, yemek dergilerinde editör, yazı işleri müdürü ve yayın yönetmeni olarak çalıştı. Dergicilik kariyeri boyunca seyahat, havayolu, yemek – içki kültürü, moda ve mücevher dergilerine bağımsız yazarlık yaptı. Halen kişisel bloğu için yazıyor, halkla ilişkiler yöneticisi ve editör olarak çalışıyor. Gezip gördüğü ülkelerden aldığı kitap ayracı, gazete ve kartlarla başlangıcını oluşturduğu koleksiyonlarına, 45’lik plaklar ve dergilerden oluşan küçük çaplı yeni koleksiyonlar ekliyor.

Son Yazıları Aslıhan Işın (Tüm Yazıları)

Bu yazıyı beğendiniz mi? Lütfen Paylaşın!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir