Süleyman Süreyya ve Fotoğrafhanesi

07 Nisan 2015 | Gülderen Bölük | foto bellek

Süleyman Süreyya Bükey Cumhuriyetimizin ilk yıllarında bir stüdyo açarak, birbirinden güzel portrelere imza atan, aynı zamanda da yayınladığı rehber ve katalogların yanı sıra,  Foto, Foto Magazin, Hollywood Dünyası gibi dergilerle, uzun yıllar fotoğrafa hizmet etmiş önemli bir kişidir.

1895 yılında dünyaya gelen Bükey, Mekteb-i Sultani’yi bitirip Mekteb-i Mülkiye’ye gider. 1915 yılında okulu bitirmesinin ardından Çanakkale Savaşı’na katılır. İleride 1941 yılında, kendi isteğiyle Edirne’de topçu subayı olarak, tekrar askerlik yapacaktır. Çanakkale’den döndükten sonra ise Milano’ya gidip Siyasi Bilimler okuyan Süreyya Bükey, Fransızca, Almanca ve İtalyanca olmak üzere üç lisan bilir.(1)

Daha sonra, 1924 yılında Eminönü’nde Çiçek Pazarı’nda,  fotoğraf malzemeleri satan bir yer açarak hem Belçika kökenli Gevaert’in, hem de Welta Körüklü fotoğraf makinelerinin Türkiye temsilciliğini yapar. 19 Mayıs 1928 Vakit Gazetesine verdiği ilanda sattığı ürünlerin ucuzluğundan dem vurur;

“Fotoğraf Makinesini almadan evvel lütfen Bahçe Kapı’da İş Bankası arkasında Süleyman Süreyya Müessesesini ziyaret ediniz. Her yerden ehvendir. Zira Süleyman Süreyya Müessesesi fabrika vekâletine haizdir.”

Başka bir ilanda  ise sinema ve fotoğraf makineleri ve levazımatı ticarethanesi olarak Gevaert fotoğraf kâğıt, kart, cam ve sinema şeritleri fabrikasının genel temsilcisi sıfatıyla taşra siparişlerinin de süratle gönderildiğinden söz eder.

Stüdyosunda Türk ve yabancı olmak üzere işinin ehli ustaları çalıştırır. Başta Atatürk olmak üzere, İnönü, Mareşal Fevzi Çakmak, Kazım Karabekir, Şah Rıza Pehlevi gibi önemli isimlerin, Charles Bouyer, Marie Bell gibi artistlerin, Dünya Düzeli Keriman Halis’in fotoğraflarını çeker. Bu arada Bükreş ve Romanya Sergilerinden birer madalya daha alacaktır.(2) İki dilde basılmış bir zarf da, Süleyman Süreyya’nın Floransa, Londra ve Saint Nazaire sergilerinden altın madalyayla döndüğünü müjdeler.

Kendisine ait ilginç bir ilan da 16 Haziran 1339 (1923) tarihli Süs Dergisinin ilk sayısında karşımıza çıkar. Dergiyle bir işbirliği yaptığını gösteren ilan:

 “Fotoğraf hem ince bir sanat, hem faydalı bir eğlencedir. Bu itibarla bilhassa hanımlar için en güzel bir meşgale olmaya cidden layıktır. Bir kere bugünkü icatlardan sonra, son derece kolaylaşmıştır. Adeta bir çocuk bile biraz itina ile pek güzel resimler çıkarabilir. Amelîyat (uygulama)  gayet basit, iş gayet kolaydır. Mesela akrabanızdan ailenizden birinin muazzez hatırasını zapt ve hafıza edebilirsiniz. Hayatınızın geçmiş anlarını fotoğraf sayesinde tespit etmek mümkündür. Fotoğraf insanın mazisini canlandıran, hayatı temdid (devam ettiren) eden bir sanattır.

Her hanımın bir fotoğraf makinesi alması mutlak lazımdır. İki liraya kadar pek güzel resim çıkaran küçük makineler vardır. Ecza, kâğıt, cam vesaire için on lira sarf olunursa, resim çıkaracak birçok levazım elde edilmiş olur.

Alacağınız makineleri Bahçekapusu’nda (Bahçekapı’da) paket postahanesi arkasında, fotoğraf levazımı satan Süleyman Süreyya Bey’in ticarethanesinden alırsanız başka mağazalardan hem ucuz, hem daha iyi mal almış olursunuz.

Bahusus (hele) Süleyman Süreyya Bey gazetemizin kuponlarını aynen para yerine kabul eden mağazalardandır. Demek karilerimiz fotoğraf eşyalarını bütün oradan mübayaa (satın alarak)ederek büyük bir kâr temin etmiş olurlar.” diye yazar.

Reşat Ekrem Koçu’nun İstanbul Ansiklopedisinde, “Orta boylu, tıknazca, sarışın, mavi gözlü, gayet zeki…” diye tanımlanan Bükey’in stüdyosunda vitrin ayrı bir öneme sahiptir. Buradan güncel haberler rahatlıkla takip edilebilir. Atatürk’ün ölüm yıldönümlerinde ise, vitrin matem havasına bürünür.

Yine elimize ulaşan ve stüdyonun daha sonraki yıllarına ait olan bir zarf, Milli Şefin (İsmet İnönü), vekillerin ve büyüklerin yeni fotoğraflarını sattığını, yağlı boya, pastel, karakalem ve sepya olarak fotoğrafları renklendirdiğini yazar.

Süleyman Süreyya Bükey, kendi dergilerinin yanı sıra Hergün Gazetesi’ne de yazılar yazar. Sarı Basın Kartı sahibi fotoğrafçımız, 21 Temmuz 1974’te hayata gözlerini yumar. (3)


Not: Görseller  yazarın koleksiyonundan seçilmiştir.


(1) Zeynep Orhon Targaç, Foto Süreyya,  Fotoğraf Dergisi, İstanbul, Aralık 1998- Ocak 1999 s. 108

(2) a.g.m

(3) Seyit Ali Ak, Erken Cumhuriyet Dönemi Türk Fotoğrafı, İstanbul, Remzi Kitabevi,

2001, s.104

 

The following two tabs change content below.

Gülderen Bölük

1987 yılında İstanbul Bulvar Tiyatrosu'nda çocuk oyunları ekibinde tiyatro çalışmalarına başladı. 1995 yılına kadar bu tiyatroda birçok eserde ve çocuk oyununda rol aldı. 1998 yılında Bahçelievler Belediye Tiyatrosunda biz sezon sahne aldı. 2002 senesinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Gösteri Sanatları Merkezi, Tiyatro Yazarlığı ve Yönetmenliği’nden mezun oldu. Aynı yıl Mimar Sinan Üniversitesi, Fotoğraf Ana Sanat Dalı’nı bitirdi.2002 yılında İğne Deliği Sanat Atölyesi’ni kurdu ve atölyede verdiği fotoğraf derslerinin yanı sıra birçok etkinlik düzenledi. Bu etkinliklerde birçok sanatçıya ev sahipliği yaptı. Aynı zamanda dia gösterileri ve sergilerde yer aldı, konferanslar verdi. Uzun yıllardır Osmanlı Dönemi ve Cumhuriyetin ilk yıllarına ait fotoğraf koleksiyonu yapan Bölük, bu konudaki araştırmalarını makaleler şeklinde kaleme aldı. Yazıları Newsweek, Aktüel, Collection, Popüler Tarih, Toplumsal Tarih, On Air, Jet Life, Fotoğraf Dergisi gibi birçok dergide yayımlandı. 2003 yılında Collection Kulübü'ne üye olan Bölük, kulüp üyeleriyle beraber; pek çok koleksiyon sergisinde yer aldı 2006 yılında Devlet Fotoğraf Yarışmasında “Başarı” ödülü aldı. Birçok eseri sergilenmeye değer bulundu.2009 yılında Kültür A.Ş. tarafından "İstanbul'un 100 Fotoğrafçısı" adlı kitabı yayımlandı. Fotoğraf Tarihi alanında birçok konferans verdi. 2010 yılında Marmara Üniversitesi, Fotoğraf Bölümü’nde yüksek lisansını tamamladı. Üç yıla yakın bir süredir Fotoğraf Dergisi'nde Foto Bellek adlı köşesinde fotoğrafa dair Osmanlı Dönemi'nden kalan belgelerin çevirisini yapmaktadır. 2014 Yılında ikinci kitabı Fotoğrafın Serüveni, Kapı Yayınları tarafından yayımlandı. 1993 yılından bu yana anaokullarında yaratıcı drama ve tiyatro eğitimi vermektedir.

Bu yazıyı beğendiniz mi? Lütfen Paylaşın!

2 Yorum Süleyman Süreyya ve Fotoğrafhanesi

  1. aramis kalay :

    Gülderen hanım merhaba

    Ne mutlu bize ki geçmişi araştırıp fotoğraf olayının nereden nereye geldiğini gözler önüne seriyorsunuz.Bugünün fotoğraf heveslilerinin birçoğu fotoğraf dünyasının kendi etraflarında döndüğünü sanıyorlar. Oysa geçmiş geleceği hazırlar iyi ya da kötü.
    Selamlar

    • Gülderen Bölük :

      Çok teşekkürler. Haklısınız tarihimizi bilmek, daha da ötesi sahip çıkmak zorundayız… Sevgiyle… qb

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir