Fotoğraf Tarihinin ‘Ölümsüz Yöntemi’ Ambrotipler

04 Mayıs 2017 | Gülderen Bölük | foto bellek

Fotoğrafın kısa tarihine rağmen, günümüze kadar bu alanda kullanılmış yöntemler hayli fazladır. Teknolojik ve kimyasal gelişimler pek çoğunun çoktan unutulup gitmesine sebep olmuştur. Dijital devrimin analog yöntemleri rafa kaldırması gibi, her bulunan ve geliştirilen yöntem bir evvelkini ya dönüştürmüş ya da tamamen sonunu getirmiştir.

Fotoğrafın erken dönemlerinde kullanılan yöntemlerden biri de (ambrotype) ambrotiptir. ‘ölümsüz yöntem’ anlamına gelen ambrotip, dagerotipin gözden düştüğü yılarda yaygın bir şekilde kullanılmıştır. O dönemde kâğıda basılan fotoğraflar birçok sanatkâr tarafından tercih edilse de halkın tercihi; dagerotip gibi mahfaza içinde, çerçevelenmiş fotoğraflardı. Ambrotiplar işte bu dönemde, dagerotipten daha ucuz ve yeni bir araç olarak, fotoğraf piyasasının ihtiyacını karşılamak üzere geliştirildi. Ambrotipler de tıpkı dagerotipler gibi çerçeveli ve kutulu olarak sunuldular.

İngiliz Frederic Scott Archer ve çalışma arkadaşı Peter Wickens Fry tarafından 1852 yılında bulunan yöntem kabaca; az pozlanarak çekilmiş kolodyumlu bir cam negatifin, kimyasal işlemden geçirilmesinden ibarettir. Kolodyumlu cam, yansıyan ışık altında bakıldığında açık gri tonlara sahiptir, siyah bir fonda ise görüntü kısıtlı bir tonaja sahip olsa da pozitif olarak görünür. Bu bakımdan da ambrotipler, siyah renkli kadife, karton gibi bir fonla birlikte çerçevelenip, koruyucu kutularda sunulmuştur. Bazen de ambrotiplerde siyah, koyu kırmızı veya mor renkli camlar kullanılmış, bu da extra olarak koyu renk bir fonun gerekliliğini ortadan kaldırmıştır.

Bu yönteme Ambrotip adını veren Philadelphia’lı Marcus A. Root’dur ve İngiltere’de de bu adla anılır. Bununla birlikte yöntem Avrupa’da, melanotip (melainotype) olarak bilinmektedir.

Ambrotipler ve dageritiplerin benzer yönleri vardır Bu sebeple de sık sık birbirine karıştırılır. Tıpkı dagerotipler gibi bir korumalı bir mahfaza içinde sunulan ambrotipler, yine onlar gibi pozitif görüntülerdir; ayrıca bir baskı gerektirmezler. Fakat bu yöntem dagerotipe göre daha ucuzdur ve onun kadar kompleks bilgiler gerektirmemektedir. Ayrıca daha kısa zamanda pozlanabilen ambrotiplere hangi açıdan bakarsanız bakın pozitif görünmektedirler. Oysa dagerotiplerde bu durum bakış açınıza göre  değişmektedir ki ikisini birbirinden en basit olarak bu şekilde ayırt edebilirsiniz.

Başlıca portre fotoğrafı için kullanılan ambrotipler kimi zaman ‘cam dagerotip’ olarak da anılmışsa da ‘siyah, iğrenç, çirkin, ölü, cansız, patlamış, kırılmış, soyulmuş, doğal dışındaki her renk’ gibi tanımlamalarla da eleştirilmekten kurtulamamıştır. Sadece portre çekimlerinde değil, mekân ve olayları kayıt etmek için de kullanılmışlardır.

Yukarıda, Amerikan iç savaşlarını fotoğraflayan ünlü fotoğrafçı Mathew B. Brady’nin çekmiş olduğu ikiye bölünmüş ambrotip; siyah fonlu ve fonsuz olmasına bağlı olarak, yarısı negatif, yarısı pozitif olarak görülmektedir. Eastman House koleksiyonunda Brady’nin 8 tanesi Ambrotip olmak üzere 150 fotoğrafı bulunmaktadır. Aynı zamanda müze koleksiyonunda 1300den fazla ambrotip bunlunmaktadır. Çoğu profesyonel fotoğrafçılar tarınfından çekilmiş portreler olmakla beraber, çok nadir bir ambrotip olan George Estmanın 1877de George Monroedan fotoğrafçılık öğrendiği dönemde çektiği Rochester’da Genesee River fotoğrafı bulunmaktadır.

Cam olmasından dolayı nadir olarak günümüze ulaşan ambrotipler ile kaydedilmiş portreler ve mekânlar,  hem yüz elli yıl öncenin yaşantılarından kesitler aktarıyor, hem de bu ilginç tekniği tüm açıklığıyla gözler önüne seriyor.

Ülkemizde çekilmiş olduğunu düşündüğüm, mor cam üzerine basılmış olan erkek portresi de (yukarıda), nadir bir örnek olarak koleksiyonumdaki değerli yerini koruyor. Muhtemel ki Bible House İmmanuel Kilisesi mensubu olan portre bize gülümseyerek, geçmişten nostaljik esintiler sunuyor.

Kaynak:

Photography From 1839 to Today, George Eastman House, Taschen, 1999

Emre Dölen, Açıklamalı Fotoğraf Tarihi Kronolojisi,  Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, 1999

Alberto Modiano, Fotoğraf Tarihine Giriş, Art Studio, 2007

Quentin Bajak, Karanlık Odanın Sırları, Fotoğrafın İcadı, Yapı Kredi Yayınları, 2012

 

The following two tabs change content below.

Gülderen Bölük

1987 yılında İstanbul Bulvar Tiyatrosu'nda çocuk oyunları ekibinde tiyatro çalışmalarına başladı. 1995 yılına kadar bu tiyatroda birçok eserde ve çocuk oyununda rol aldı. 1998 yılında Bahçelievler Belediye Tiyatrosunda biz sezon sahne aldı. 2002 senesinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Gösteri Sanatları Merkezi, Tiyatro Yazarlığı ve Yönetmenliği’nden mezun oldu. Aynı yıl Mimar Sinan Üniversitesi, Fotoğraf Ana Sanat Dalı’nı bitirdi.2002 yılında İğne Deliği Sanat Atölyesi’ni kurdu ve atölyede verdiği fotoğraf derslerinin yanı sıra birçok etkinlik düzenledi. Bu etkinliklerde birçok sanatçıya ev sahipliği yaptı. Aynı zamanda dia gösterileri ve sergilerde yer aldı, konferanslar verdi. Uzun yıllardır Osmanlı Dönemi ve Cumhuriyetin ilk yıllarına ait fotoğraf koleksiyonu yapan Bölük, bu konudaki araştırmalarını makaleler şeklinde kaleme aldı. Yazıları Newsweek, Aktüel, Collection, Popüler Tarih, Toplumsal Tarih, On Air, Jet Life, Fotoğraf Dergisi gibi birçok dergide yayımlandı. 2003 yılında Collection Kulübü'ne üye olan Bölük, kulüp üyeleriyle beraber; pek çok koleksiyon sergisinde yer aldı 2006 yılında Devlet Fotoğraf Yarışmasında “Başarı” ödülü aldı. Birçok eseri sergilenmeye değer bulundu.2009 yılında Kültür A.Ş. tarafından "İstanbul'un 100 Fotoğrafçısı" adlı kitabı yayımlandı. Fotoğraf Tarihi alanında birçok konferans verdi. 2010 yılında Marmara Üniversitesi, Fotoğraf Bölümü’nde yüksek lisansını tamamladı. Üç yıla yakın bir süredir Fotoğraf Dergisi'nde Foto Bellek adlı köşesinde fotoğrafa dair Osmanlı Dönemi'nden kalan belgelerin çevirisini yapmaktadır. 2014 Yılında ikinci kitabı Fotoğrafın Serüveni, Kapı Yayınları tarafından yayımlandı. 1993 yılından bu yana anaokullarında yaratıcı drama ve tiyatro eğitimi vermektedir.

Bu yazıyı beğendiniz mi? Lütfen Paylaşın!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir