Dün-Bugün ve Gürbüz Doğan Ekşioğlu

02 Eylül 2014 | kolektomani | özel dosya, tasarım

Kediler  kâh fincanla kâh yumakla “bir” olmuş… Kafesteki kuş kafesiyle havalanmış,  hayat ağacına konmuş. Yıldız ayın yerine geçmiş, ay da yıldızların yerine…Tren merdivende, merdiven denizin üstünde…

Gerçeküstü ama bir o kadar da “sahici” illüstrasyonlarıyla dünyayı etkileyen Gürbüz Doğan Ekşioğlu, “Dün – Bugün” sergisiyle 23 Eylül’den itibaren Ekavart Gallery’de… Sanatçının düş dünyasından kopan  imgeler, felsefe,  şiir ve incelikli bir mizah duygusuyla harmanlanıyor. Geçmiş, gelecek, ayrılık, umut, özgürlük, aşk ve barış gibi temalar, herkesin anlayabileceği bir sadelikte izleyene geçiyor. Yıllardır durmaksızın üreten sanatçının dünyaca tanınmasını sağlayan en önemli özelliklerinden biri bu.

Çalışmalarını Moda’daki atölyesinde sürdüren Gürbüz Doğan Ekşioğlu,  1954 Mesudiye (Ordu) doğumlu.  Eserleri Türkiye dışında 15 ayrı ülkede yayımlandı; ulusal ve uluslarası onlarca ödülün sahibi. The New York Times, The New Yorker ve Forbes gibi dünyanın en önemli dergi ve gazetelerinde kapak çalışmaları ve illüstrasyonlarıyla yer aldı. 11 Eylül 2001 saldırısının yıldönümü için hazırladığı kapak The New Yorker dergisinde yayımlandığında, Susan Sontag derginin yayın yönetmeni David Remnick’e kapaktan çok etkilendiğini ve çizerini tanımak istediğini söyler. Osama Bin Ladin’in öldürülmesi üzerine 16 Mayıs 2011 tarihli The New Yorker kapağında yayımlanan  “Erasing Osama” illüstrasyonu da yine ses getiren işleri arasında.

Politik mizahın duayenleri Milliyet gazetesinden Turhan Selçuk ve  Cumhuriyet Gazetesi’nden Ali Ulvi, onu yüreklendiren ilk isimler olur. Yarışmalardan aldığı onlarca ödül de onu maddi manevi olarak destekler. Uluslararası jürilerde  Mordillo ve Milton Glazer gibi birçok ünlü sanatçıyla tanışma fırsatını elde eder. New York’a gidişi, The New York Times, The New Yorker, Forbes gibi yayınlarda işlerinin yayınlanması da bu karşılaşmaların sonucu.

“İllüstrasyon, karikatür ve resim… Bu üçgen aslında beni tanımlıyor” diyor Ekşioğlu: “Karikatür yarışmasına katıldığımda karikatürist,  çizimlerim bir derginin kapağında yayımlandığında illüstratör, tuvallerim bir sanat galerisinde sergilendiğinde ise ressam olarak anılmama neden oluyor.” Sadece işini en iyi yapmaya odaklandığını söylüyor. “Caz müziğinin en büyük ismi Louis Armstrong’a sormuşlar: ‘Üstad ne tür müziği seversin?’ ‘Dünyada iki türlü müzik vardır: İyi müzik, kötü müzik. Sadece iyi müziği severim’ diye yanıtlamış. Benim de benimsediğim felsefe bu. Ne yaparsam yapayım, en iyisi olması için çalışırım.”

Öykunun herkesin ruhuna, kalbine ve beynine doğrudan ulaştığı, “sahici” işler yapmayı sevdiğini söylüyor.  Ticari amaca bağlı olarak değil, sadece içinden geldiği gibi üretmeyi önemsiyor. Gürbüz Doğan Ekşioğlu’nun kendi özgün kimliğinin temelinde Marmara Güzel Sanatlar Fakültesi’nde edindiği Bauhaus disiplini önemli bir pay sahibi. Rene Margritte, Andre François, Ralph Steadman, Folon ve Topor gibi isimler de tarzını oluştururken etkilendiği sanatçılar arasında.

Gürbüz Doğan Ekşioğlu’nun  insanı ve doğayı gözlemleyerek çizimlere ve tuvallere aktardığı düşsel evreni, izleyeni düşündürmeye ve şaşırtmaya devam ediyor. Orhan Duru’nun onun için söylediği gibi: …

Kuşlar uçacağı yerde pır pır

Merdivenden çıkıyor ağır ağır

Elmalardan mektuplar dışarı

Kentlerden düşler içeri

Olaylar ters okunuyor

Denizler dağa tırmanıyor

Ağaçta balık yüzüyor

Kediler Binbir Gece’de cirit atıyor

Çaydanlık su içiyor

Postacı uçuyor

Her şey ağaç oluyor

Masal masal matitas

Ekşioğlu sihirbaz.

The following two tabs change content below.

kolektomani

Son Yazıları kolektomani (Tüm Yazıları)

Bu yazıyı beğendiniz mi? Lütfen Paylaşın!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir