İlk Güzellerimiz: Kaş, Göz; Gerisi Söz!

02 Kasım 2015 | Cengiz Kahraman | gündelik yaşam

1929 yılındaki ilk güzellik yarışması için Cumhuriyet gazetesi büyük bir kampanya düzenler. Gazetede çıkan haber ve ilanlarda bunun millî bir vazife olduğu vurgulanarak, Türk kızları yarışmaya davet edilir. Ancak böyle bir yarışma düzenlenmesi basında polemiklere neden olur.

Feriha Tevfik

Dönemin mizah dergilerinden Karagöz’ün 9 Şubat 1929 tarihli sayısında yer alan makalede bunun gerekçesi şöyle açıklanır: “Cumhuriyet refikimiz Dünya Güzellik Müsabakasına Türk kadınlarının girmesini istiyor. Öyle ya her millette güzel var da bizde yok mu? Yok ne demek! Öyleleri var ki bir gülüşle bin gönül fethederler, öyleleri var ki bir bakışla bin can yakarlar. Daha neler, ne fettanlar, ne dilberler, ne dilbazlar var, var ama bunlar bize, bizim gönlümüze göredir. Ölçüye uymaz, metroya, santime gelmezler. Malum a! Bizim bedenlerimiz alafranga değil alaturkadır, sporsuz, gelişigüzel büyüdüğümüz için hepimiz biraz göbekliyiz, vücudun ölçülü güzelliğine o kadar ehemmiyet vermeyiz, bizde güzellik şunlardır: ‘Kaş, göz, gerisi söz!’ Müsabaka heyeti evvela ölçüp biçtikten sonra hesaba uygun olanları müsabakaya sokacaklar! Haydi efendim, haydi onların arşınına göre bizde kumaş yoktur!”

Bu tartışmalar sürerken dönemin hükümetinin de desteklediği yarışma 2 Eylül 1929 yılında yapılır. Türkiye’nin ilk güzeli Balıkhane Nazırı Mehmed Tevfik Bey’in torunu Feriha Tevfik Hanım olur; Seniye Hanım ikinci, Araksi Hanım da üçüncü olmuşlardır. Jüride yer alan isimler arasında dönemin en saygın isimleri vardır. Feriha Tevfik Hanım, organizasyon bozukluğu nedeniyle o yılın Avrupa ve Amerika güzellik yarışmalarına katılamaz. 1930 yılında Amerika’da yapılan yarışmaya katılır; dereceye giremese de büyük sükse yapar ve Hollywood’dan film teklifleri alır. Fakat on dört yaşındadır ve çok sevdiği ülkesinden ayrı kalmayı göze alamadığı için teklifleri kabul etmez.

Mübeccel Namık

Cumhuriyet gazetesi 1930’da ikinci yarışmayı düzenler ve Mübeccel Namık Hanım kraliçelik tacını takar. 16 Ocak 1930 tarihli Resimli Uyanış dergisinde haber şöyle verilir: “Bu hafta Cumhuriyet gazetesinin teşebbüsü ile ikinci defa olarak bir Türkiye güzellik kraliçeliği daha intihap olundu. Bu yeni kraliçe Mübeccel Namık Hanımdır, kendisi yeşil gözlü, uzun boylu ve çok mütenasip endamlıdır. Hakem heyetinde bulunanların görüşleri hayli ilginçtir.

Hüseyin Rahmi: ‘Birer birer alınırsa hepsi güzel, fakat bolluk içinde seçmek müşkül oluyor.’

Halit Ziya: ‘Bayıldım.’

Ahmet İhsan: ‘Rüya görüyorum sanıyorum.”

Abdülhak Hamit: ‘Cennete girdim sanıyorum.’

Kontes Soranzo: ‘Cennetten çıktım sanıyorum.’

Hüseyin Cahit: ‘Hayranım.’

Şükufe Nihal: ‘Gayet güç, cevap veremeyeceğim kadar güç.’

İsmail Müştak: ‘Hepsinin müştakıyım.’

Yunus Nadi: ‘Ben bu işin muvaffakiyetinden çok memnunum.’

Rezan Emin: ’32 numara güle benziyor.'”

32 numara Mübeccel Namık Hanım’dır. Ancak, ne yazık ki Fransa’nın Cannes şehrindeki yarışmada dereceye giremez. Bir sonraki yılın yarışmasında alâka umulanın altındadır. 28 Temmuz 1930 tarihli ilanda şöyle yazmaktadır: “Güzellik müsabakasına iştirak için gelen resimler, kafi miktarda olmadığından resim gönderme müddetini teşrinievvel nihayetine kadar temdit ettik. Güzeller; Beyoğlu’nda Foto Süreyya ve Foto Femina’ya giderek bizim hesabımıza resimlerinizi çektiriniz.”

Katılım umulan sayıya yaklaşır. 1931 yılının kraliçesi Naşide Saffet Hanım’dır; Saniha Hanım ikinci, Selma Hanım da üçüncü güzel seçilirler.Türkiye’nin büyük bir heyecanla beklediği yurtdışındaki yarışmalarda hiçbir güzelimiz dereceye girememiştir. Bu nedenle yeni yapılan yarışmaya ilgi çok azalır. 15 Haziran 1932 tarihli Cumhuriyet gazetesinin başlığı “Dünya Türkiye güzelini bekliyor”dur. Gazete bu tarihten 2 Temmuz’a kadar, 16-25 yaş arası evlenmemiş, namuslu kızları yarışmaya davet eden haberler yayımlar.

Keriman Halis

Kraliçe seçilecek güzele tam 500 Türk Lirası mükâfat verilecektir. “Hâfi ve balo kıyafetiyle” yapılacak seçmelerde kazanamayanların “İzzet-i nefislerinin rencide edilmemesi için isimlerinin ilan edilmeyeceği” açıklanmasına rağmen sadece 7 genç kız yarışmaya müracaat eder. Bunların arasında son anda yarışmaya katılan, Tüccar Halis Bey’in 17 yaşındaki kızı Keriman Halis Hanım, Türkiye Güzellik Kraliçesi seçilir. Belçika’nın Spa şehrinde düzenlenen Dünya Güzellik Yarışması’na katılır ve kraliçe seçilir.

Keriman Halis Hanım o günü şöyle anlatır: “Önce kadınlardan meydana gelen bir jüri önüne çıktık. Burada inceden inceye kontrolden geçtik. Sonra bir tiyatro salonunda esas yarışmaya girdik. 28 ülkenin güzeli teker teker boy göstererek gelip geçtiler… Ve sonunda iki güzel kaldık. Ben ve Almanya güzeli. Son gün yalnız Alman güzeli ve beni tekrar görmek istediler. Üzerime kırmızı renkte bir tuvalet giymiş, yakasına da beyaz kurdela takmıştım. Memleketimizi bayrağımızın renkleriyle tanıtmaya çalışıyordum. Son an gelip çattı. Jüri başkanı ayağa kalktı. Elindeki kırmızı mühürlü zarfı büyük bir itina ile açtı. Tiyatroda büyük bir sessizlik hüküm sürüyordu. Heyecandan düşüp bayılabilirdim. Neyse, zarf açıldı… Bütün tiyatro salonu, ‘Yaşasın Miss Turkey!’ sesleriyle inledi…” Tabii o günlerde bütün yurtta büyük bir sevinç yaşanır. Atatürk, Keriman Halis Hanım’a gönderdiği kutlama telgrafında kendisine kraliçe anlamına gelen “Ece” unvanını verir; 1934 yılında çıkan Soyadı Kanunu ile Keriman Halis Hanım, Ece soyadını alır.

The following two tabs change content below.

Cengiz Kahraman

1965 İstanbul doğumlu. 1991 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Sanat Tarihi ve Arkeoloji Anabilim Dalı'ndan mezun oldu. 1993 yılında İstanbul Ansiklopedisi'nde fotoğraf editörlüğü yaptıktan sonra 1999 yılına kadar Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı'nda çeşitli sergi, ansiklopedi ve kitap projelerinde çalıştı. Yapı Kredi Kültür ve Sanat Anonim Şirketi'nde çeşitli projelerde görev aldı. 1994 yılından beri merak sardığı fotoğraf koleksiyonerliği ve arşiv çalışmalarının ürünü olan '1929 Kışı Bir Şehir Efsanesi' 2007 yılında İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayınlandı. 'Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi', 'Cumhuriyet'in 75. Yılı Kronolojisi', 'Meşrutiyetin İlk Yılı', 'Osmanlılar Ansiklopedisi', 'Rakı Ansiklopedisi', 'Sendikacılık Ansiklopedisi' fotoğraf editörü olarak çalıştığı yayınlar arasındadır.

Son Yazıları Cengiz Kahraman (Tüm Yazıları)

Bu yazıyı beğendiniz mi? Lütfen Paylaşın!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir