Kitap Ayraçlarında Kedi Patisi

04 Mart 2013 | Gülderen Bölük | dosya

Bazı şeyler vardır ki hayatımıza kolaylıkla girerler, hemen atılmazlar ve kendiliğinden birikiverirler. Eskiden kartpostallar bu tip malzemeler arasındaydı. Koleksiyon yapmak için olmasa bile gidilen yerden alınan bir andaç, dostlardan gelen bir hatıra olarak saklanırdı.

Şimdilerde ise kitap ayraçları böyle bir nitelik kazandı. Kendiliğinden evlerimize, hayatlarımıza sızıp çoğalmaya başladılar. Tabii benim gibi biriktirme merakında olanlar, işi hemen koleksiyon boyutuna taşımaya çalışacaktır. Hiç para vermeden elde edilebilmeleri ise bu malzemeyi daha da çekici kılmakta. Ayrıca eş dostun katkısı da, işi iyice alevlendiriyor. Aynı ayraçtan birden fazla olmasında ise hiçbir mahsur yok. Çünkü aynı koleksiyonu yapan arkadaşlarla değiş tokuş yapıyorsunuz.

Ayraçlar, işlevlerinden ötürü kitap ve kitapçı tanıtımı için bolca kullanılmaktadır. Ancak, kitap bitene kadar göz önünde duran, defalarca okunan, ellenen bu malzeme, sadece kitapçılara bırakılamayacak kadar iyi bir tanıtım aracı. Bu sebeple kebapçıdan sanatçıya, otellerden müzelere kadar çok geniş bir yelpazede kullanılmaktadır. Gerçi, Birleşmiş Milletler Raporundaki okuma oranlarına göre, 173 ülke arasında ancak 86. olabilen bir memleketin vatandaşı olarak, düşünmeden edemiyorum; Japonya gibi yılda ortalama 25 kitap okuyan bir ülkede yaşıyor olsaydım, buğday ambarındaki tavuk nasıl bir saadet yaşıyormuş öğrenecektim.

Gene de bizde bile, farklı malzemelerden yapılmış ayraçlar,  insanı neşelendirecek ve şaşırtacak çeşitlilikte. Sıklıkla tanıtım ve reklam maksatlı üretilmişler.  Bunun dışında, son zamanlarda evlilik davetiyeleri olarak gençler tarafından çok tercih edilmekteler. Aynı şekilde sergi davetiyeleri olarak da kullanılan ayraçlar böylece ikinci bir işlev daha yüklenmiş oluyorlar.

Bu ayki konumuz Kediler ve Kadınlar olunca, ben de kedili ayraçlarımdan yaptığım seçkiyi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bir tanesi, menüsünü Akdeniz mutfağından seçen Cezayir Lokantası’na ait. Ayraçta ismi Kirloş olan bir Van kedisi yer almakta.

Beyaz bir kedi fotoğrafının yer aldığı başka bir ayraçta, yazar Robertson Davies’den bir alıntı yapılmış: “Yazarlar kedileri severler, çünkü sessiz, sevgi dolu ve bilge yaratıklardır; kediler de aynı nedenle yazarları severler”

Bu püsküllü ayracın arkasında ise şunlar var; Sultan, 4 yaşında, kulakları duymuyor, annesi ile aynı evde yaşıyor, suyunu musluktan içiyor. Bu tanıtımın ardından, Sultan’ın ağzından kedi sahiplerine mesaj var: “Dişlerime hiç bakmıyorsun, sonra da ağzım kokuyor diye beni kendinden uzak tutuyorsun. Dışarıya çıkmam seni korkutuyorsa birlikte oynayalım, benimle oynamak senin de hoşuna gidecektir. Lütfen tüy bakımımı düzenli yap. Doktora gitmek istemesem de sen bana aldırma. Aşılarımı ihmal etme. Bütçenin yettiği ölçüde bana kaliteli diyet mamalar alırsan sevinirim. Çok hoşlansam da fazla yememe izin verme.”

Bir diğeri; Healthy Planet’in, bilinçlendirme amaçlı ürettiği bir ayraç. Çevresel problemlere, hayvanları ve onların yaşam alanlarını korumaya kendini adamış, sosyal ve çevreci bir kuruluş olan Healthy Planet, ayracın ön yüzü için, su birikintisinden su içen beyaz bir kedi seçmiş. Arka yüzünde  ise beyaz kedilerin bir özelliğinden söz edilmekte; “Mavi gözlü  beyaz kedilerin büyük çoğunluğu sağırdır. Eğer beyaz bir kedinin sadece tek gözü mavi ise, mavi gözüne yakın olan kulağı işitme güçlüğü çeker. Mavi değil de, bal rengi veya yeşil gibi başka bir renge sahip olan beyaz kedilerin, böyle problemleri yoktur.”

İkişer tane ayraç da  çocuk yayınlarından seçtim. Biri Dinozor Çocuk. Kedi çizimleriyle sevimli hale gelmiş ayraçlardan birinde “Kedin var mı, derdin yok” yazıyor. Diğeri ise Bilgi Yayınevi. Gerek çizimlere koyarak, gerekse kitap kahramanı seçerek, kedinin sevimliliğiyle çocuklara ulaşılmaya çalışılmış.

Özel olarak kesilmiş, patisini sayfanın üzerine atarak kaldığımız yeri bize hatırlatan ayraç ise, Yabancı Yayınları’ndan çıkan bir kitabın tanıtımı için. Kitabın ismi Sokak Kedisi Bob. James Bowen’in yazmış olduğu kitap, en iyi satanlar listesinde. Eroin bağımlısı bir sokak müzisyeni olan Bowen’in, bulduğu sahipsiz bir kediyle yaşadıkları anlatılıyor.  Yeri gelmişken söylemek isterim ki, hakkında kitap yazılan hayvanlar arasında kedi hiç kuşku yok ki ilk sırada yer alır.

Son ayraç ise Pegasus Kitap Evi’ne ait. Ön yüzünde, zengin bir kütüphane önünde kitap okuyan bir kedi çizimi yer almakta.

Yazının sonunda biz de dileyelim ki, ülkemizde de okuma oranları yükselsin. Ortadaki durumdan görüleceği üzere, okuma yazma bilmediği için okumayan insanla, bildiği halde okumayan insan arasında sonuç olarak pek bir fark yok. Belki de okumuş cahil olmak en kötüsü!

The following two tabs change content below.

Gülderen Bölük

1987 yılında İstanbul Bulvar Tiyatrosu'nda çocuk oyunları ekibinde tiyatro çalışmalarına başladı. 1995 yılına kadar bu tiyatroda birçok eserde ve çocuk oyununda rol aldı. 1998 yılında Bahçelievler Belediye Tiyatrosunda biz sezon sahne aldı. 2002 senesinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Gösteri Sanatları Merkezi, Tiyatro Yazarlığı ve Yönetmenliği’nden mezun oldu. Aynı yıl Mimar Sinan Üniversitesi, Fotoğraf Ana Sanat Dalı’nı bitirdi.2002 yılında İğne Deliği Sanat Atölyesi’ni kurdu ve atölyede verdiği fotoğraf derslerinin yanı sıra birçok etkinlik düzenledi. Bu etkinliklerde birçok sanatçıya ev sahipliği yaptı. Aynı zamanda dia gösterileri ve sergilerde yer aldı, konferanslar verdi. Uzun yıllardır Osmanlı Dönemi ve Cumhuriyetin ilk yıllarına ait fotoğraf koleksiyonu yapan Bölük, bu konudaki araştırmalarını makaleler şeklinde kaleme aldı. Yazıları Newsweek, Aktüel, Collection, Popüler Tarih, Toplumsal Tarih, On Air, Jet Life, Fotoğraf Dergisi gibi birçok dergide yayımlandı. 2003 yılında Collection Kulübü'ne üye olan Bölük, kulüp üyeleriyle beraber; pek çok koleksiyon sergisinde yer aldı 2006 yılında Devlet Fotoğraf Yarışmasında “Başarı” ödülü aldı. Birçok eseri sergilenmeye değer bulundu.2009 yılında Kültür A.Ş. tarafından "İstanbul'un 100 Fotoğrafçısı" adlı kitabı yayımlandı. Fotoğraf Tarihi alanında birçok konferans verdi. 2010 yılında Marmara Üniversitesi, Fotoğraf Bölümü’nde yüksek lisansını tamamladı. Üç yıla yakın bir süredir Fotoğraf Dergisi'nde Foto Bellek adlı köşesinde fotoğrafa dair Osmanlı Dönemi'nden kalan belgelerin çevirisini yapmaktadır. 2014 Yılında ikinci kitabı Fotoğrafın Serüveni, Kapı Yayınları tarafından yayımlandı. 1993 yılından bu yana anaokullarında yaratıcı drama ve tiyatro eğitimi vermektedir.

Bu yazıyı beğendiniz mi? Lütfen Paylaşın!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir