Kutsal Böcek Scarabeus

09 Haziran 2014 | Turgay Tuna | gündelik yaşam

Eski Mısırlıların inanış biçimlerindeki, tanrılarla özdeşleştirilip kutsanmış bitki ve hayvanlar arasında başı çekenler biri de Latincede Scarabeus adıyla tanımlanan bok böceğidir.

Eski Mısırlılar için yaşamı simgelemesinin yanı sıra, her yeni günün sabahında güneşi doğurtan ve bütün bir gün bacaklarının arasında tutarak yürüttüğü güneşin, ertesi gün yeniden doğabilmesi için bütün gecesini kendisine eşlik etmek için geçiren Tanrı Kheper (öteki adı Kepri) ile özdeşleştirilmiş bu böceğin çeşit çeşit heykelleri, takılarda kullanılan amület şeklinde minik tasvirleri yapılmış; tapınak, mezar duvarları üzerindeki yontu ve fresklerde olduğu gibi hiyeroglif yazılarında da sık sık gösterilmiştir.

Günümüzde başta Kahire Müzesi olmak üzere, Eski Mısır temalı müzelerin hemen hepsinde en çok görülen objelerden biridir. Böcekler âleminde Scarabeiade ailesinin en ilginç bireyleri arasında yer alan scarabeuslar veya kısaltılıp Fransızcadan Türkçeye geçmiş adıyla skarabeler, boy ve renk farklılıklarıyla dünya üzerinde dağılmış böcek âleminin en büyük gruplarından birini oluşturmaktadır.

Belki de birçoğumuzun kırsal kesimlerde görüp gözlemlemiş olduğu bu minik yaratık, ilkbaharın ısınmaya başladığı ilk günlerinde, bütün bir kış uykuya yattıkları tezek ve toprak karışımlarının altından çıkıp, doğadaki birçok canlı gibi sanki yeniden var olan bir yaşamı kucaklamaya başlamakta, bu yeni yaşam düzeni içinde genlerinde programlanmış olan üreyip çoğalma ve neslini devam ettirme dönemine geçmektedir.

Geçmişleri 70 milyon yıl kadar geriye gittiği ileri sürülen, ancak 40 milyondan beri var oldukları kesinleşmiş olan skarabeler yaşadıkları iklim ve doğa örtüsüne göre her ne kadar değişik renk ve boy farklılıkları gösterseler de, bunlar arasında bilhassa etobur hayvanların dışkılarıyla beslenen, Eski Mısırlıların kutsamış olduğu Scarabeus Sacer adlı tür, büyük bir popülerlik kazanmış; mumyalanan ölüler kadar yaşayanlar içinde koruyucu bir fetiş niteliğine bürünerek porselenden, taştan, altından amület şeklinde değişik skarabe figürinleri yapılmıştır.

Bugün dünyanın ünlü müzelerindeki vitrinleri ve özel koleksiyonları süsleyen bu amuletlerin reprodüksiyonları,  Eski Mısır temalı objeler toplayan koleksiyonerlerin de vaz geçemedikleri parçalardan birini oluşturmuştur. Günümüzde muhtelif Eski Mısır eserleri toplayan toprakaltı eser koleksiyoncularının yanı sıra, yalnızca skarabe biçiminde amuletler toplayan koleksiyonerler de oldukça önemli bir yer oluşturmaktadırlar. Avrupa ülkelerinde ve Amerika’da yapılan tarihi eser müzayedelerinde zaman zaman satışa sunulan skarabeler, bunları toplayan koleksiyonerleri çekişme ve heyecan dolu açık arttırmalara sürüklediği gibi, bu antik skarabelerin bire bir yapılan kopya ve sahteleri de bir o kadar ilgi ve alıcı çekmektedir.

Eski Mısır’a meraklı Türk insanı, 20. yıldan bu yana gelişme gösteren, Türkiye’den Mısır’a yapılan organize turlar ve bunun paralelinde yayımlanan kitaplarla Eski Mısır’ı daha iyi tanımaya başlamıştır. Skarabe adı verilen kutsal bok böceğini tanıması da bu dönem içinde gerçekleşmiştir.

Geçtiğimiz yıllarda Mısır’da patlak veren, turistlere yönelik Müslüman Kardeşler Örgütünün gerçekleştirdiği bir dizi terörist saldırıların en kanlısı olarak tarihe geçmiş, Luksor’da  Hadşepsut Tapınağı önünde 60’dan fazla Japon, Alman ve İsviçre kökenli turistin ölümüyle sonuçlanan katliamın ardından, turizmin ve bunun paralelinde ülke ekonomisinin aldığı büyük darbeyi ortadan kaldırmak gayesiyle Mısır Hükümetinin aldığı ciddi ve somut kararlar neticesi, Fransız ejiptoloji uzmanı yazar Cristian Jacques’in kaleme alıp yayımladığı, bütün öteki ülkelerde olduğu gibi bizde de bestseller satarak üst üste baskılarının gerçekleştirildiği II. Ramses serisiyle; gene bizde büyük ilgi gören ‘Mumya’ filmi, Türk insanına eski Mısırlıların yaşam ve inanış biçimlerini, tanrılarını tanıtmış; bunlar arasında kutsanmış bok böceği skarabe de tanınır olmuştur. Son yıllarda Mısır’a giden Türklerin satın alıp getirdikleri turistik objeler arasında birbirinden değişik Skarabeler de önemli bir yer oluşturmaktadır.

Eski Mısır mitolojisinde yaşamı simgeleyen tanrılardan Kheper ile özdeşleştirilmiş bu zararsız böcek Mumya filminde maalesef insanların kalplerini parçalayarak yiyen bir canavara dönüştürülmüşse de kutsanmış bir hayvan olarak Eski Mısırlıların gönüllerini fethetmiştir. Öyle ki insanlar güzel bir yaşam sürdürmek, hastalıklardan, belalardan ve kötülüklerden korunmak için skarabe şeklindeki pandantif bir nazar gibi kolyelerinin, bileziklerinin üzerinde taşımış, yüzük ve mühürlerde kullanmış, hatta ölümden sonra mumyaladıkları krallarının kalplerinin yanına, öteki âlemde huzur bulsun diye kıymetli taşlarla bezenmiş, altın skarabeler yerleştirmişlerdir.

Eski Mısırlıların kutsamış olduğu; yeniden doğuşu, dönüşüm ve yenilenmeyi simgeleyen bok böcekleri, kış uykusundan uyanıp ilkbaharda ortaya çıktıkları zaman, güneşin ilk sıcak ışınları altında çiftleşmeye başlamakta, ardından da taze hayvan dışkısını çamurla karıştırıp, ön ve arka bacakları arasında yuvarlaya yuvarlaya küçük bir misket haline dönüştürmektedirler. Saatte 150-200 metre mesafe kat eden skarabeler daha sonra içlerine yumurtalarını boşaltarak bir kuvöz gibi kullandıkları bu dışkı-çamur karışımı küçük topu, toprak altında kazdıkları bir tünele taşıyıp gömerler.

Dişi böceğin, başında beklediği topun içinde yer alan, kartuş şeklindeki oval yumurtalardan çıkan yavrular yeniden doğuşu, yaşamı ve yaşamın devamını sembolize ederler. Eski Mısır firavunlarının, adlarının içine yazıldığı kartuşlar da kutsal bok böceği yumurtalarının şeklinden esinlenerek yapılmıştır.

Milyonlarca yıl ötesinden gelen ve dünyanın sonuna dek yaşamlarını devam ettirdikleri düşünülen çevre ve doğa dostu skarabeler, toprak altlarına gömdükleri hayvan dışkılarıyla; dünyayı pisletip çöplük haline getiren biz insanlara doğa, çevre temizliği konusunda örnek teşkil etmekte ve o küçük miniskül bacaklarıyla biz insanlardan çok daha büyük, çok daha hesaplı adımlar atmaktadırlar.

Şahsen 1980’li yıllardan itibaren yapmaya başladığım Eski Mısır eserleri ve reprodüksiyonları koleksiyonumda 6 adet gerçek, 30 kadar da sahte skarabe yer almakta, bunların büyük çoğunluğu mavi sırlı fayans skarabelerden oluşmaktadır.

Not: Bu yazı ilk olarak Collection dergisi 13. sayısında yayımlanmıştır.

The following two tabs change content below.

Turgay Tuna

1951 yılında İstanbul’da doğdu. Galatasaray Lisesi’nde okuduktan sonra Hacettepe Üniversitesi’nde Turizm eğitimi gördü. 1973 yılından itibaren profesyonel terüman-rehberlik yapmaya başladı.1980-1986 yılları arasında bir Fransız seyahat acentesinin temsilcisi olarak Mısır’da görev yaptı ve bu zaman zarfında eski Mısır tarihine duyduğu ilgiyle Kahire Fransız Arkeoloji Enstitüsü’nün seminerlerine katıldı, ardından Mısır tarihini etüt etti. O günlerden bu günlere mesleği gereği kuzeyden güneye Mısır’ı defalarca kat etmiş olan Tuna, 1980 yılından bu yana 157 Mısır turu yaptı ve bu ülkede binlerce fotoğraf çekerek Mısır üzerine kapsamlı bir dia-bank hazırladı. Yıllardan beri Mısır tarihi seminerleri ve konferanslar veren, eşi Josie Tuna ile birlikte eski Mısır teması üzerine sergiler açan Turgay Tuna’nın Gelişim Yayınları’ndan “3000 Yıllık Gizem Tutankhamon” ve MB Yayınları’ndan “Ahlan Sahlan Kahire” adlı kitapları çıktı. Bugüne kadar birçok dergi ve gazetede Mısır üzerine 50’ den fazla makalesi yayımlanan Tuna, turizm yazarı Bülent Demirdurak’la beraber; 2012 yılında, Hollanda’da Mısır üzerine turistik bir rehber yayımladı. Halen, “Antik Mısır’dan Esintiler” adıyla yeni kitabını yayıma hazırlıyor. Bütün bunların dışında yıllardan beri toplamış olduğu toprakaltı antik Mısır objeleri Turgay Tuna’nın önemli koleksiyonlarından birini oluşturuyor. İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ne kayıtlı olan, içinde antik Mısır mezar bebekleri uşaptilerden sırlı keramik figürinlere dek değişik eserlerin yer aldığı bu koleksiyon Yapı&Kredi Kazım Taşkent Sanat Merkezi’nden Mecidiyeköy Metro Alışveriş Merkezi’ne, Bakırköy Town Center’dan Beylikdüzü Migros’a uzanan değişik sergilerde yer aldı

Bu yazıyı beğendiniz mi? Lütfen Paylaşın!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir