Osmanlı Döneminden Bir Fotoğrafçı; Jean Alevridis

28 Temmuz 2015 | Gülderen Bölük | foto bellek

Jean Alevridis, Osmanlı Döneminin son yıllarında Sirkeci’de bir stüdyo açarak fotoğraf tarihimizde iz bırakan isimlerden. İsmine ilk olarak 1913 senesine ait ticaret yıllıklarında rastlıyoruz. Rum kökenli fotoğrafçı 1921 senesine ait yıllık da dâhil olmak üzere hep Sirkeci’de Babıâli Caddesi, 25 numaralı adreste karşımıza çıkıyor.  Osmanlı Döneminde Sirkeci’nin de içinde yer aldığı Tarihi Yarımada, Beyoğlu ile kıyaslanamasa da, stüdyoların en çok görüldüğü bölgelerden biri. Bu da anlaşılabilir çünkü çarşıları, hükumet binaları ve tarihi eserleriyle buralar hem hareketli, hem de görülmeye değer yerler.

F. H. A. Ubucini 1855’de Türkiye (La Turquie actuelle) adlı kitabında o bölgenin önemini çok güzel özetler

“Paşa Kapısı (Babıali) İstanbul’un en güzel mahallelerinden biridir. Sokaklar geniş ve düzgündür (…) Burası aynı zamanda şehrin tarihi anıtlar bakımından en zengin kısmıdır. İki mil karelik bir alanın içinde İstanbul’un görülmeye değer zenginliklerinin çoğunu bulursunuz. Saray, Babıali, Ayasofya, sultan Ahmet Camii, Hipodrom ve oradaki antik kalıntılar, bin sütunlu sarnıç ve çarşılar.”

Gerçekten Mısır Çarşısı ve Kapalıçarşı egzotik özellikleriyle şimdi olduğu gibi eskiden de özellikle yabancıların ilgisini çeken yerlerden olmuştur. Ayrıca Süleymaniye Camii ve Külliyesi, Caferağa Medresesi, Firuzağa Camii, türbe ve hamamlar da ilk akla gelenler arasındadır.

Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorluğunun yönetildiği bu Tarihi Yarımadanın içinde yer alan bu değerler İstanbul’a gelen turistlerin ilk gezdikleri yerlerdendir. Ayrıca, Alman mimar ve mühendis A. Jasmund tarafından yapılan ve 1890’da hizmete açılan Sirkeci Garı o dönemde buraya ekstra bir canlılık getirir.  1883 yılında Paris’ten İstanbul’a hareket eden Orient Express, garın inşasından sonra doğrudan doğruya, Doğu ile Batı’nın birleştiği bu gara gelmeye başlar. Oldukça lüks bir şekilde döşenmiş olan Orient Express’in seçkin yolcusu İstanbul’un güzelliğini ilk olarak bu yerde tadar.

Tüm bu etkenler, Sirkeci’de pek çok stüdyonun yeşermesine sebep olmuştur ki bunlardan Resne Fotoğrafhanesi, Bahattin Bediz tarafından 1910 yılında işletilmeye başlanan ilk Müslüman stüdyodur. Ardından Ferit İbrahim, Arif Hikmet Koyunoğlu, Theodore Vafiadis, Alkibiades Nikolaidis, Meteos Papazyan gibi ilk akla gelen isimleri sayabiliriz.

Ferit İbrahim ile Jean Alevridis birbirleriyle sık görüşen iki komşu stüdyodur. İleride ilişkileri komşuluğun ve arkadaşlığın ötesine geçer. Alevridis’in rötuşör olan kızı Erifili, çalışmak üzere Ferit İbrahim’e gelir. Mavi beresi ve mavi paltosuyla görüşmeye gelen kıvır kıvır sarı saçlı Erifili ile Ferit İbrahim arasında bir aşk doğar ve büyük yaş farkına rağmen evlenirler. Bu durum Alevridi ile Erifili’nin uzun yıllar küs kalmasına neden olur. İki oğlu bir kızı olan Alevridis bu durumu hazmedemez ve uzun yıllar hem kızını hem de Ferit İbrahim’i affetmez. Tabii zamanın iyileştirici etkisi yıllar sonra Alevridis’i de yumuşatır. Ferit İbrahim Kadıköy’deki stüdyosuna geçtikten sonra onları ziyaret etmeye başlar.

Alevridis’in kendisi ve fotoğrafçılığı hakkındaki bilgiler ne yazık ki oldukça sınırlı. Geriye kalan fotoğraflardaki damgalara bakarak harf devrimini görmüş bir stüdyo olduğunu tesbit edebiliyoruz  en azından. Yıllar sonra Yunanistan’a dönen fotoğrafçının arşivinin ne olduğu konusundaysa net şeyler söylemek güç. Ferit İbrahim’in vefatının ardından Yunanistan’a dönen Erifili’nin de izleri aynı belirsizlik içinde.

Zamanla pazılın diğer parçaları bulundukça sis perdesinin biraz daha aralanacağı ve tarih sayfalarındaki tozların biraz daha uçuşacağı umuduyla yazıya virgül atıyorum.

 

Kaynakça:

Semha Özen’le 30 Eylül 2011 yılında yapılan röportaj

Ubucini, F.H.A.  1855’deTürkiye, Tercüman, İstanbul, 1977

Şark Ticaret Yıllıkları (Annuaire oriental)

 

 

The following two tabs change content below.

Gülderen Bölük

1987 yılında İstanbul Bulvar Tiyatrosu'nda çocuk oyunları ekibinde tiyatro çalışmalarına başladı. 1995 yılına kadar bu tiyatroda birçok eserde ve çocuk oyununda rol aldı. 1998 yılında Bahçelievler Belediye Tiyatrosunda biz sezon sahne aldı. 2002 senesinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Gösteri Sanatları Merkezi, Tiyatro Yazarlığı ve Yönetmenliği’nden mezun oldu. Aynı yıl Mimar Sinan Üniversitesi, Fotoğraf Ana Sanat Dalı’nı bitirdi.2002 yılında İğne Deliği Sanat Atölyesi’ni kurdu ve atölyede verdiği fotoğraf derslerinin yanı sıra birçok etkinlik düzenledi. Bu etkinliklerde birçok sanatçıya ev sahipliği yaptı. Aynı zamanda dia gösterileri ve sergilerde yer aldı, konferanslar verdi. Uzun yıllardır Osmanlı Dönemi ve Cumhuriyetin ilk yıllarına ait fotoğraf koleksiyonu yapan Bölük, bu konudaki araştırmalarını makaleler şeklinde kaleme aldı. Yazıları Newsweek, Aktüel, Collection, Popüler Tarih, Toplumsal Tarih, On Air, Jet Life, Fotoğraf Dergisi gibi birçok dergide yayımlandı. 2003 yılında Collection Kulübü'ne üye olan Bölük, kulüp üyeleriyle beraber; pek çok koleksiyon sergisinde yer aldı 2006 yılında Devlet Fotoğraf Yarışmasında “Başarı” ödülü aldı. Birçok eseri sergilenmeye değer bulundu.2009 yılında Kültür A.Ş. tarafından "İstanbul'un 100 Fotoğrafçısı" adlı kitabı yayımlandı. Fotoğraf Tarihi alanında birçok konferans verdi. 2010 yılında Marmara Üniversitesi, Fotoğraf Bölümü’nde yüksek lisansını tamamladı. Üç yıla yakın bir süredir Fotoğraf Dergisi'nde Foto Bellek adlı köşesinde fotoğrafa dair Osmanlı Dönemi'nden kalan belgelerin çevirisini yapmaktadır. 2014 Yılında ikinci kitabı Fotoğrafın Serüveni, Kapı Yayınları tarafından yayımlandı. 1993 yılından bu yana anaokullarında yaratıcı drama ve tiyatro eğitimi vermektedir.

Bu yazıyı beğendiniz mi? Lütfen Paylaşın!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir