Porselen Mücevher Kutuları

03 Temmuz 2014 | Ateş Arcasoy | antika

Neredeyse insanlık tarihiyle başlayan mücevher kullanımı günümüze kadar vazgeçilmezilğini korumuştur. Tarih boyunca din, büyü, tılsım, uğur gibi manevi inanç kaygılarının yanı sıra, salt süslenme isteği de mücevher kullanımının nedenlerinden olmuştur. Kendini beğendirme, başkalarından farklı biçimde ortaya çıkma ve cinsel açıdan bedenin belli yerlerini çekici kılma amacı ile vücudunu mücevherlerle süsleyen insanın, güzelliğini artırma çabası bugün bile aynı yöntemlerle sürdürülmektedir.

Mücevher işleyenlerin tarih boyunca kullanmadıkları malzeme kalmamıştır. Deniz kabukları, deri, fildişi, kemik ve mercan gibi organik malzemeler; altın, gümüş, platin, demir ve tunç gibi inorganik maddeler, yakut, yeşim ve zümrüt gibi değerli taşlar ya da agat, amber, lapis lazuli ya da oniks gibi yarı değerli taşlar; ya da cam, çini, fayans ve porselen gibi insan yapımı ürünler…. Hangi malzemeden yapılmış olura olsun, mücevherlerin saklanması için bir kutuya da ihtiyaç vardır.  Böylece mücevher kutusu kavramı ortaya çıkmıştır.

Antika değerleri olan bu ilginç kutular akla gelen her türlü malzemeden üretilmiştir. İlk akla gelenler arasında altın, gümüş, bronz, Kristal ve sedef, mercan, ahşap, mukavva, kumaş, bağa, mine ve porselen bulunuyor. Antika piyasalarında herkesin hayranlıkla izlediği porselen mücevher kutuları yeri geldiğinde mücevher muamelesi görecek kadar değer kazandı. Koleksiyonerler müzayedelerde her zaman hak ettikleri değere erişen porselen mücevher kutularına sahip olabilmek için rekabet etmişlerdir. Çünkü, her müzayede kataloğunda yer almayan nadir, narin ve nazlı objelerdir porselen mücevher kutuları.

Antika dünyasına bakıldığında porselen mücevher kutularının en fazla Fransa’da, Sevres Porselen Fabrikası tarafından üretildiği görülür. Onun öncesinde, dönemin Fransa Maliye Bakanının kardeşi olan Orry de Fulvy, Kral 15. Louis’den aldığı imtiyazla, Vincennes Sarayı’nda 1738 yılında porselen üretimini başlatmıştı. “Beyaz altın” muamelesi gören porselenin üretilmesi için yaklaşık 200 yıl boyunca Avrupa’da krallardan imtiyaz alma zorunluluğunun bulunması çok doğaldı.

Fransa Kralı 15. Louis üzerindeki etkisi tartışılmaz olan Madame Pompadour’un isteği üzerine Vincennes Sarayı’ndaki porselen fabrikası 1756 yılında Sevres’e taşındı.  Böylece Vincennes ve Sevres’in birleşmesiyle Sevres Kraliyet Monopolü porselen fabrikalarında renkli dekor ve altın yaldız yapmasını yasakladı. Bu sayede ürettiği tüm porselenleri kendi sanat zevkiyle rekabet ortamı olmaksızın özgürce dekorlayan Sevres, dönemin birçok ünlü ressamına da kapılarını açtı.

Antika piyasalarında Limoges damgalı güzel porselen mücevher kutularına da rastlanır. Diğer Fransız porselen fabrikalarında olduğu gibi ,Limoges’un da kaderini Sevres yönlendirmiştir. 1771 yılında Comte d’Artois’nın himayelerinde kurulan Limoges Porselen Fabrikası’nın başarılarını izleyen Fransa Kralı 16. Louis 1784 yılında Limoges’u Sevres’e bağlayıverdi. İki fabrika arasında sürtüşmeler başladı. Sonuç olarak, ilk özgün Lmoges Porselen İşletmesi, 1796 yılında yirmibeş yıllık üretimini durdurdu.  Bu dönemde üretilen porselen mücevher kutularının altında “C.D.” harfleri bulunur. Bu harfler Comte d’Artois’nın monogramıdır (inisiyalidir.)

1796 yılından sonar Limoges Kasabası’nda birçok porselen fabrikası kuruldu. Bunların öncülüğünü Haviland Ailesi yaptı. “Haviland & Co-Limoges” damgasi ile üretim yapan işletme, porselen mücevher kutularına da bu damgayı vurdu.

Günümüzde antika pazarında bulunan porselen mücevher kutularının çoğu kataloglarda  “Fransa Üretimi” olarak geçer. Gerçekten de 18. yüzyılın sonlarında çoğu kral ailesi ve saray mensubu olan aristokratlar tarafından Paris ve çevresinde büyüklü-küçüklü çok sayıda porselen fabrikası kuruldu. Sayıları otuzu bulan bu fabrikalar, birbirine çok benzeyen teknolojiler ve çeşitlerle antika porselen piyasalarına adım attılar. Bu fabrikaların ürettikleri tüm porselen  objelere “Porcelaine de Paris” ekolü adı verilir.

Antika piyasalarında görülebilen bir başka porselen mücevher  kutu türü “Capodimonte”lerdir. Capodimonte Porselen Fabrikası 1743 yılında Napoli’de Capodimonte Sarayı’nda Sicilya Prensi 4. Karl’ın izniyle kuruldu. “Taçlı Napoli/N” damgasını yani üzerinde taç sembolü bulunan yalın “N” damgasının ilk kullanan Capodimonte’dir.

Antika dünyasında rastladığımız porselen mücevher kutularının boyutları çok büyük değildir. Çoğu zaman içlerine yüzük, küpe, bilezik koymak için tasarlandıklarından küçük ölçeklidirler. Esasında, porselen mücevher kutularını, görkemli gösteren üzerlerindeki zengin dekorlardır. Bu kutular ayrıca altın, gümüş, bronz gibi kuyumculuk sanatları ile zenginleştirilmişlerdir.

Çoğunlukla dışarıdan bakıldığında bir mücevher kutusu ile bir “bonbonniere”I (bonbon kutsu, şekerlik) ayırt etmek kolay olmayabilir.  Aralarındaki en önemli farklardan biri, mücevher kutularının içlerinin kadife veya atlas gib değerli kumaşlarla kaplanmış olmasıdır. Örneğin, Capodimonte Porselen Fabrikası, mücevher kutuları ile bonbon kutularını genellikle aynı form ve dekorlarla üretmiştir. Kutuların kapakları açıldığı zaman ayrıntılar fark edilir. Antika porselen mücevher kutularında dikkatimizi çeken son bir ayrıntı daha vardır: bir porselen bonbon kutusunun kilit düzeneği bulunmazken, porselen mücevher kutularına çok büyük ustalıkla narin kilit düzenleri yapılmıştır. Güvenlik düşüncesi bu kutularda ön plandadır. Çünkü  söz konusu olan kişinin değerli mücevherleridir.

 

 

 

The following two tabs change content below.

Ateş Arcasoy

İstanbul Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu Seramik Bölümü'nü bitirdikten sonra, Almanya-Koblenz'de Seramik Mühendisliği tahsili yaptı. Eczacıbaşı seramik Fabrikaları'nda teknik müdürlük, Yıldız Porselen Fabrikası'nda yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulundu. Türk Seramik Derneği ve Collection Club üyesidir. Seramik Teknolojisi adlı bir ders kitabı vardır. Marmara Üniversitesi ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde Seramik Teknolojisi, Seramik Sanat Tarihi, Antika Porselen Sanatı ve Tarihi dersleri vermektedir. AntikDekor dergisinde, porselen tarihi ve sanatıyla ilgili birçok makalesi yayımlanmıştır.

Son Yazıları Ateş Arcasoy (Tüm Yazıları)

Bu yazıyı beğendiniz mi? Lütfen Paylaşın!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir