Renkli Geçmişimiz Emayeler

20 Şubat 2014 | Nur Celaloğlu Somel | gündelik yaşam

Emayenin sözlükteki karşılığı üzeri “emay”la kaplanmiş olan, diğer bir adıyla “sırlanmış eşya” olsa de emayeseverlerdeki karşılığı “çocukluğum”dur. Bu mutfak gereçleri artık kullanımdan uzak olsalar da bir film şeridi şöleni sunar gözlere…

Mutfakta koşuşturan annem, kahvesi gecikirse sinirlenecek olan dedem, divanda tığ işleyen babaannemdir benim “emaye filmim”. Akıp giden hayatın hikayesi…

Yoğurt, üzerinde bir ördek ailesi resmi olan, üstten saplı, sapında ahşap bir tutacak olan emaye bir kapta mayalanırdı. Kahve her zaman dışı lacivert içi beyaz cezvede yapılırdı bu mutfakta. Ocakta buharı üzerinde, her daim kaynayan çaydanlık da lacivert ve onun da içi bembeyazdı. Zaten emayelerin içi hep beyazdı. Daha temiz daha sağlıklı ve daha göz alıcı durduğu için.

Belleğimizde bambaşka bir yer edinmiş bu güzel malzemenin tarihine baktığımızda M.Ö 5. yüzyıla kadar indiğini görüyoruz. Eski Yunan’da kuyumcular emayeyi renk tonunu ayarlamakta kullanırlarmış. Yunan heykeltıraş Phidias’ın M.Ö. 450 yılında yaptığı, Olympia Tapınağı’ndaki Zeus heykelinde altın kiton*  emaye çiçeklerle süslüdür.  Antik dünyanın 7 harikasından biri sayılan ama 5. yüzyılda kaybolan heykeli sadece tasvirlerden biliyoruz bugün.

9. yüzyılda Bizans, emayenin yeni merkezidir ama bu dönemde pek az yenilik olur. 11. yüzyılda emaye tekniği Batı’ya tekrar döner ve yükselişe geçer. Almanya’daki Ren ve Mause nehirlerinin havzalarında, özellikle de Köln şehrinde emaye atölyeleri kurulur.  16. yüzyılda emaye kaplı küçük şahsi eşyalar üretilmeye başlamıştı.

Emayeciliğin dünyada bir endüstriye dönüşmesi çok eskiye dayanmıyor. Çeliğin seri üretilmeye başladığı 19. yüzyıldan itibaren emaye endüstrisi de gelişir ve yaygın olarak kullanılıyordu. Emaye kaplama yüksek ısıda fırınlandığında, metalden daha kolay temizlenen gözeneksiz bir yüzey elde ediliyordu. Standart olarak uygulanan beyaz renkli emaye, tabaklara, kupalara, kevgir ve kahve cezvelerine parlak ve temiz bir görünüm kazandırıyordu. Hafif çelik kapların ağız kısımları kırmızı ya da mavi renkte şerit biçiminde; fırında veya ocak üstünde kullanmak üzere tasarlanan dökme demir kaplar ise dışları turuncu içleri yine beyaz emayeyle kaplanıyordu.

Dökme demirin emaye kaplanmasının tarihi, çeliğin emaye kaplanması kadar eskidir ama ancak 1950’lerin başında Fransız firması Le Creuset’nin kaplarını, tavalarını ve kaserollerini Amerika’ya ihraç etmesiyle birlikte popülerlik kazanmaya başlar. Le Creuset’nin ilk kullandığı renk “ateş” ismini verdiği turuncu rengidir. 1956 yılında sarı rengi de koleksiyonlarına dahil ederler.

1960’larda Belçika firması Descoware’in ürünlerinin Julia Child TV’deki yemek programında kullanılmaya başlamasıyla emayeye olan ilgi daha da artar.  Descoware turuncu ve sarının yanında, ağaç yaprakları, laleler, sarmaşık desenli emayeleriyle büyük beğeni toplar.  Hafif alaşım emaye kaplama türlerinden biri de “granitware” diye adlandırılan yüzeyi alacalı bir görünüme sahip emaye türüydü. Bu alacalı emaye kaplar, 1870’lerden başlayarak mutfak raflarındaki yerini almış, İkinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar  da gündelik hayatın bir parçası olmuştu,

Aynı dönemde Avrupa’da da emaye endüstrisi gelişmeye başladı. Özellikle Çekoslavakya’da üreticiler mavi ve beyaz renkleri, ekose desenleri ve puantiyeyi kullanıyorlardı. Emayenin göze hitap ettiği kadar keseye de hitap eden bir ürün olması, onun avantajlarından biri sayılsa da ne yazık ki emaye yüzeyler çatlamaya ve çatlayan kısımlarından paslanmaya meyilliydi. Bu durum 1930’larda Mendets adındaki firmanın çatlayan emaye ürünlere yama yapmasını sağlayan iş kolunu doğurdu.

Emaye geleneksel olduğu kadar modern,sıcak, şahane ve görselliğiyle etkileyen bir malzeme… Ve bu kapları kırmızı çiçek tabakları, lacivert çaydanlıkları, yeşil kupaları biriktirmek, o horoz deseninini müptelası olmak, o hikayelere kapıyı da aralamak bir nevi.

Bu hikayelere sahip emayelerin kaç yaşında olduğunu bilmek istiyorsanız, size bir sır vereyim: Ağırlığına bakın. Örneğin 20. yüzyıl başlarında emaye kaplanmış bir cezvenin ağırlığı, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra emaye kaplanmış bir cezvenin ağırlığından fark edebilecek kadar fazladır.  Eğer can alıcı renklere sahip olan bir emaye malzemenin altına tırnağınızla vurduğunuzda ince bir ses çıkıyorsa büyük bir ihtimalle bu kap 1970’lerden sonra yapılmıştır.

Emayeler sofralarımızdan kalksa da dönüşerek hala hayatımızdaki varlıklarını sürdürüyorlar. Evimdeki emaye çaydanlıklarımda artık sadece sardunyalar açıyor ama  emayeye tutku derecesine bağlı koleksiyonerler de var. Türkiye’nin ünlü emaye tutkunu, karikatürist, yazar Gürbüz Doğan Ekşioğlu, otuz yıldan fazla süredir emaye kap kacak topladığını söylüyor bir söyleşisinde. Koleksiyonunda sefertasından yemek tabaklarına, cezveden tepsiye biriktirilmiş yüzlerce parça var. Ve artık maziye karışmış yüzlerce hayat… Gürbüz Bey, Ordu’daki çocukluk yıllarından aklında kalan “annesinin tereklere dizdiği emaye kaplara” özlem duyarak başlamış toplamaya. “İkinci el gömlek ve pantolon giyer, biriktirdiğim parayla ya eskiciye ya antikacıya emaye almaya giderdim ” diye anlatıyor samimiyetle.

Emaye sevenler için üretme gayreti gösteren bir Seymen Usta’mız da var neyse ki.  Süleymaniye Mimar Sinan Sokak’ta, 36 numaralı atölyesinde renk renk emayeler üretmeye devam ediyor. Güzel ve renkli bir gün geçirmek isterseniz, yolunuzu düşürün o sokaklara… Bir emaye siz de alın ama lütfen pazarlık yapmayın.

*Antik Yunan’da boyundan ayak bileklerine dek yumuşak kıvrımlarla dökülen giysi (chiton).

Kaynakça

http://www.collectorsweekly.com/kitchen/enamelware

http://www.zaman.com.tr/cmts_emaye-ile-yemek-degil-koleksiyon-yapiyor_1263033.html

The following two tabs change content below.

Nur Celaloğlu Somel

1965 Trabzon doğumlu. 1987 yılında Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden mezun oldu. Roman okumayı ve resim yapmayı çok seviyor. Gravür ve yağlıboya resimleriyle birçok karma sergiye katıldı. Halen otistik çocuklar rehabilitasyon merkezinde psikolog olarak çalışıyor.

Son Yazıları Nur Celaloğlu Somel (Tüm Yazıları)

Bu yazıyı beğendiniz mi? Lütfen Paylaşın!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir