Sessiz Sinemanın Unutulmaz Yüzleri

19 Kasım 2013 | Sener Köksümer | gündelik yaşam

Gelecekten çok geçmişle ilgilenen biri olarak, sinemaya her gidişimde merak ederim. Acaba para ödeyerek film izleyen insan kimdi? Bunu bilmiyorum ancak kayıtlara göre Lumiere Kardeşler, Paris’te Capucines Bulvarı 14 numarada bulunan Grand Cafe’nin bir salonunda 28 Aralık 1895’te film göstermişler ve insanlar ilk kez para ödeyerek sinemayla tanışmışlar ve bu tanışmayla birlikte sinema, insanların en sevdiği hobilerden biri olarak bugün devasa boyutlara ulaşan bir sektör olmuştur.

Sinema sektörünün Avrupa’da başlamasına karşın aynen günümüzde olduğu gibi, Amerikan sineması 1900’lü yıllardan itibaren de dünya perdelerine hakimdi. Bugün inanılmaz bir teknoloji ürünü olan Amerikan filmlerinin temelini atan üç büyük yönetmen David Wark Griffith, Thomas H. Ince ve Mack Sennett’dir. Bu üç yönetmen yaptıkları filmlerle sessiz Amerikan sinemasını dünyaya tanıtmışlardır. Özellikle Griffith (1875-1948) günümüz teknik sinemasının atası olarak kabul edilmektedir.

Kentucky doğumlu Griffith, aktör ve aynı zamanda piyes yazarıydı, ancak işsizdi. 1908’de zor durumda olan Biograph Company isimli bir şirkette yönetmen olarak işe başladı. 19. yüzyıl geleneksel Amerikan tiyatrosunu sinema ortamına getirerek ve aynı zamanda eşsiz içgüdüsünü kullanarak sessiz sinema için anlatım yolları geliştirdi. Şirketin yenilik peşinde koşan kameramanı G. W. Bitzer ile sabit kamerayı hareketlendirmek, sahneleri bölmek, yeni ışıklandırma metotları denemek gibifikirlerle çok başarılı olmuş Biograph’ı canlı hale getirmiş ve batmak üzere olan şirketi kurtarmıştır.

Griffith 1908-1919 arasında şirketi adına 500’e yakın film yönetmiştir. Sessiz bir filmin anlatım zorluğuna karşın öyküleme, ifade, akılcılık, görüntü ve kurguyu o günkü çok kısıtlı imkanlarla derleyip perdeye aktarmış ve onun filmleri eşsiz bir anlatım şekline dönüşmüştür. Sessiz Amerikan sinemasının ilk yönetmenleri olan Griffith, H. Ince ve Sennett yaptıkları filmlerle1900-1920 arası dünya sinemalarına unutulmaz yüzler kazandırmıştır.
Geçmiş de en az gelecek kadar heyecanlı ve gizem doludur, geleceğe gösterdiğimiz ilginin birazını da geçmişe ayırmalıyız. Kaldı ki geçmişi görebilir hatta sahip olup ona dokunabiliriz, oysa geleceğe yetişebilir miyiz? Bunu bilemeyiz.

Yüz yılı aşan geçmişiyle sinema, koleksiyonerlerin vazgeçilmez tutkularından biridir. Günümüzde olduğu gibi geçmişte de sinema oyuncularının hayran kitlesi vardı. Ninelerimizin, dedelerimizin rüyalarını hangileri süslerdi? Bilinmez. O dönemin aktrist ve aktörlerinin siyah-beyaz fotoğrafları, hayranları tarafından alınmış, özenle saklanarak günümüze ulaşmışır. Bugün koleksiyonerlerin arşivlerinde yer alan o unutulmayan yüzler, sessiz filmlerdeki gibi, yüzlerinden eksik olmayan tebessümle geleceğe gidiyorlar sessizce.

Not: Bu yazı Collection dergisinin 12. sayında “İlk Dönem Sessiz Amerikan Sineması” adı altında yayımlanmıştır.

The following two tabs change content below.

Sener Köksümer

Destine Sahafın sahibi olan araştırmacı yazar, Sener Köksümer’in koleksiyon tutkusu çocukluğuna kadar iniyor. Türk sineması, Türk Tiyatrosu, plak, deniz kabukları, fotoğraf gibi pek çok alanda zengin bir koleksiyona sahip. Çeşitli konularda yazdığı makaleleri, aralıksız on yıldır Koleksiyon dergisinde yayımlanıyor. Aynı zamanda Yurt Gazetesi’nde Ahmet Kemal ismiyle siyasi yazılar da yazmaktadır.

Son Yazıları Sener Köksümer (Tüm Yazıları)

Bu yazıyı beğendiniz mi? Lütfen Paylaşın!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir