Christofle Zarafeti

27 Nisan 2015 | Benan Kapucu | antika, tasarım

Charles Christofle, günümüzden 185 yıl önce,1830’da, kendi adını taşıyan firmasını kurduğunda, Christofle’un dünya çapında bir marka olacağını bilebilir miydi? Gio Ponti, Luc Lanel, Christian Fjerdingstad gibi isimlerle tasarım tarihine yön veren bu Fransız aile firması, gümüş eşyadaki kusursuz işçiliğini ve seçkin yerini bugün de koruyor.1800’lerin başında, henüz 25’indeyken, Paris’te, altın ve gümüş mücevherler, sedef düğmeler, asker apoletleri, kraliyet taçları gibi özel parçalar üreten aile işletmesinin başına geçen Charles Christofle, geleceğini gümüş eşyada görecek ve bu üretime ağırlık verecektir.

O yılların Fransa’sı “Temmuz Monarşisi”nin son demlerini yaşıyordu. Louis Philippe’in tahta çıkması ile sonuçlanan ayaklanma, burjuvaziye siyasal ve toplumsal üstünlük sağlamıştı. Bu da “burjuva modası”nın başlamasına yol açar. Artık, halkın yaşadığı  apartmanlar ve evlerde yemek odaları daha fazla önem kazanır; öyle ki yemek odası evde yaşayanların başarısını gösterebileceği en önemli mekan olur.  Som gümüş eşyaya büyük miktarlar ödemeyi reddeden burjuvazi, gümüş eşya üretimindeki son yöntemler sayesinde kaliteyi ucuza satın alma olanağına kavuşur.

Burjuva zevki 

Fransız burjuvazisinin güçlendiği dönemde, Charles Christofle’un geliştirdiği yöntem, diğerleriyle aynı görünüme sahip ama çok daha ucuz kuyum eşyaları üretmesine olanak verir. Birkaç yıl içinde önemli siparişler almaya başlayan Christofle, Kral Louis Philippe’in ve Orleans ailesinin resmi üreticisi olur.

Louis-Philippe’in hüküm sürdüğü bu dönemde, teknolojik gelişmelerin de yardımıyla , eski tarzların iyileştirilerek taklit edilebileceği düşünülüyordu.  Saray da burjuvazinin bu eğilimine uyar. O güne kadar sanat dalları üzerinde  herhangi bir etkide bulunmaktan kaçınan III. Napolyon, galvanoplasti ve gümüş kaplamacılığının geleceğine inandığı için Christofle’u destekler. Hatta firmanın teknolojik yenilikleriyle yakından ilgilenerek gümüş kaplama metal takımlar sipariş eder. Prens Napolyon’un Pompei tarzı villası, Tuileres Sarayı ve İmparator Maximilien’in Meksika’daki Chalputepec Sarayı için yapılan üretimlerle sarayda süregelen lüks sofra alışkanlığı yıkılır. Siparişler arasında, dönemin yaşam tarzının sembolü olan sofra takımları da vardır. Bunlar tarz ve biçimleriyle dönemin Eklektisizm’ini ve 19. yüzyılın gösteriş merakını yansıtırlar.

Christofle 1847 yılından itibaren Bondy Caddesi’ndeki atölyesini endüstriyel donanımlarla geliştirir ve seri üretime geçer. Seri üretilen Christofle takımlarının ortak özelliği 19. yüzyılın görkemini yakalama kaygısıyla, parça sayısının fazlalaşmasıdır. Maximilien servisi 16 büyük şamdan ve 60 parça içeren 4938 birimden oluşuyordu. Sofra ve servis takımlarının yanı sıra kenarlara konan aksesuarlar, büyük şamdanlar, tatlı ve meyve kapları da vardır parçalar arasında.Objeleri süsleyen figürlerde dört tip kombinasyon vardı; Müzisyenler, avcılar, balıkçılar veya satıcılar… Bu figürlerin yanında kimi zaman hayvan betimlemeleri,  günlük yaşamdan alınmış imgeler, çekiç ve dişli çarklar gibi sanayi ortamını yücelten süslemeler de kullanılıyordu.

1863 yılında Charles Christofle’un ölümünden sonra, işin başına oğul Paul ve başarılı bir kimyager olan Henri Bouilhet gelir. Galvanoplastinin endüstriyel üretimde kullanımı ve elektroliz yoluyla tehlikesiz altın ve gümüş kaplama işlemleri Bouilhet’in öncülüğünde gerçekleşir. Mühendisliğin yanı sıra sanatçı da olan Bouilhet, geleneksel süsleme yöntemlerini sanayiye uygulamanın yollarını arar. Yeni stillere yönelimi sağlamanın yanı sıra modern taşımacılığın gelişimiyle firmayı yeni pazarlara yöneltir.

1870 yılında önce Louis-Philippe, sonra III. Napolyon adına hazırlanan dekoratif ürünlerde sıklıkla kullanılan çocuk figürlerine, daha sonra Art Nouveau akımı içinde yaygınlaşacak yeni bir unsur eklenir: Kadın. Kadın figürünün önem kazanması, büyük masa takımlarıyla eşzamanlıdır. Bu yeni tema, özellikle büyük şamdanların ayaklarında ağırlıklı olarak kullanılır. Küçük melekler ve tanrıçalarla süslü jardinyerler, Christofle’un bu dönemine özgüdür.

1870 yılından 20. yüzyıl başına kadar Christofle bünyesinde çalışan, dönemin ünlü heykeltıraşlarından Louis Mallet’nin Yunan Kralı için gerçekleştirdiği “Pancar Toplayıcıları” adlı eseri ile Carrier-Belleuse’a atfedilen “Harabeler” adlı eser, dingin bir romantizm ve Klasik Yunan etkilerini birleştirir.

Christofle, kuyum üretiminde yeni teknik ve buluşların öncüsüdür. Çağdaşları gibi binlerce yıldır kullanılan Uzakdoğu ve Bizans tekniklerini yeniden kullanır. Kuyum eşya üzerine, bakır ya da pirinç ince şeritler yardımıyla istenilen desenler çizilir ve daha sonra lehimlenen bölmelerin içi mine sanatçısı tarafından renklendirilir Aynı yönelimin devamı olarak Henri Bouilhet ve Paul Christofle kimyasal cila yöntemlerini kullanırlar. Bouilhet, Yakındoğu’nun etkisiyle galvanik telkari kakma tekniğini icat eder, obje üzerinde renk kanalları oluşturan Japonya’ya özgü mokoume ile elektrikle uygulanan menevişleme tekniğini kullanır.1880’li yıllarda dekorlarda bitki desenlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte doğal kalıp yöntemi de geliştirilir Christofle bünyesinde. Gerçek çiçek, yaprak, kelebek ya da böceklerden çıkarılan birebir kalıplar kuyum eşya üretiminde yepyeni bir çığır açar.

Oryantalizm rüzgarı

Ekonomik ve politik açıdan dünyaya açılma, Doğu’nun keşfi, Çin ve Japon sanatlarının keşfedilmesi, ileride Art Nouveau sanat akımına yön verecek Oryantalizm’in doğmasına neden olur. Christofle’un dekorasyon yöntemlerine getirdiği teknik yenilikler, İkinci İmparatorluk döneminin ortalarından itibaren sayısız üretim uygulamalarında kullanılır. Kuyum eşyanın mineleme tekniğiyle buluşması, Christofle’un öncülüğünde olur. Elle yapılmış mineler, Christofle’daki ilk Doğu etkisinin belgeleridir. Paul Christofle ve Henri Boilhet, servis takımlarının başına o dönem Japon sanatını en iyi tanıyan Emil Reiber’i getirirler. Reiber, işletmenin yaratıcı kadrosunun başına geçer ve Christofle için Japon ve Çin sanatından esinli birçok model ve desen yaratır.

Reiber ve Boilhet, tarlalarda koşuşturan tavşanlar, su kenarında kuşlar, birşeyler kemiren küçük fareler gibi çeşitli figürlere yer veren kır görüntüler ile dekore edilmiş ürünlere imza atarlar. Bu dekorlar büyük şamdanlara, Japon stili duvar saatlerine, jardinyer, oyun markaları gibi ürünlere uygulanır. Biçimlerde olduğu gibi renklerde de sonsuz bir yaratıcılık sergilenir. Sarının, kırmızının ve mavinin tonları; bakır, altın ve gümüş gibi metaller, değişik cilalar ve kakmalar ünlü markanın zengin ürün yelpazesinde yerini alır.

Reiber ve Christofle, Japon stilini Avrupa’ya özgü objelere uyarlama arayışında olurlar. Japonlara özgü bazı süslemeleri, ince mine tabakaları için hazırlanmış desen ve motifleri menevişlemede kullanırlar Christofle bu alanda da yenilikte bulunur ve o güne kadar tek biçimiyle uygulanan sıradan süsleme tarzına farklı bir yaklaşım getirir. Özellikle bambu dekoru denilen bir süsleme tarzı pek çok kuyum eşyaya aktarılır.

Christofle’un etkilenimleri Japonizm’le sınırlı değildir. Örneğin, menevişleme tekniğiyle üretilen kuyum eşyalar Pers kaynaklıdır. Bazı Christofle ürünleri, Oryantalist teknikler ve Art Nouveau arasındaki geçiş dönemine tanıklık eder.

Christofle, Oryantalizm’den esinlenmiş, son derece farklı form ve süslemelere sahip ürünler sunar pazara. Önceleri bitki veya meyve biçiminde objelerdir bunlar: Armut formunda çay takımları, süskabağı, enginar veya kabak biçiminde kahve takımları; havuç biçiminde vazolar; ağ ören örümcek ve balıkla süsü servis takımları , tencereler; saplarında kızböcekleri, hasırotları, soğan gibi figürler bulunan sarı, kırmızı ve yeşil altınla süslü Japon stili çatal bıçak takımları… Bitki ve hayvan imgelerini daha çok kullanmak isteyen Christofle, doğadan izler taşıyan bir koleksiyon hazırlar ve bunu bir katalogla tanıtır. İlgili katalogda yapraklarla süslü tabaklar, papatya biçiminde ya da altın gonca dekorlu tabaklar göze çarpar. Christofle 1900 yılındaki sergi için galvanoplasti tekniğiyle kuş, kertenkele, ördek ve horoz gibi hayvanlardan elde ettiği kalıplarla hazırlanan büyük bir koleksiyon yaratır.

Art Nouveau ve Christofle

1889’daki “Exposisiton de Nationalle/Büyük Sergi”de ilk kez teşhir edilen Emile Galle imzalı floral süslemeli cam eşyadan1900 Paris Sergisi’nde sunulanlara kadar Art Nouveau akımı Nancy ekolünde gelişecek ve Parisli yaratıcıların elinde daha stilize motiflere ulaşacaktır. 1900’deki sergiye Cadheilhac, Aucoc, Boucheron, Keller ve Christofle gibi büyük firmalar katılır. Christofle, Dekoratif Sanatlar Birliği’nin düzenlediği metal ürünler sergisi sonrasında, yanı 1880 yılından itibaren özellikle Carrier-belleuse”ün kahve takımı ile 1900’lerin stilini ortaya koyar. Kahveliğin gövdesini süsleyen kadın, zarif bir hareketle kulba uzanmaktadır. Firmanın en güzel ürünlerinden biri olan ve Art Nouveau’nun gelişini müjdeleyen bu eser sergide Grand Prix ödülüne layık görülür.

Birinci Dünya Savaşı, dönemin sanat ve tasarım akımlarında olduğu gibi Christofle tarihinde de kopukluğa neden olur. 20. yüzyıl başında yenilikçi bir akım ortaya çıkar: Eklektik ve dekoratif eğilim yanı sıra formların geometrikleştirilmesi ve yüzeylerin her türlü süslemeden arındırılması eğilimi… Bu akımın öncülüğünü 1920’li yıllarda Fransız gümüşçülüğünün öncü isimlerinden Jean-Emile Puiforcat yapar. Dekoratif Sanatlar Birliği’nin 1925 yılında düzenlediği sergide Christofle ünlü kristal markası Baccarat ile işbirliği yapar G. Chevalier, Andre Goult, mimar Louis Sue bu sergi için sürahi, kase, çorbalık gibi parçalardan oluşan bir seri ürün yaratır. Christofle’daki Art Deco, yalın çizgiler ve geometric formlara yönelen üç isimle özdeştir: Christian Fjerdingstad, Luc Lanel ve Gid Ponti…

Luc Lanel, bu eğilimi Normandie yolcu gemisi için yarattığı  “Transat” ürün serisiyle en iyi şekilde yansıtır. Bu seride yuvarlak kenarlar göze çarpar. Danimarkalı Fjerdingstad düz ya da dövülerek şekil verilmiş metal ile boynuz, fildişi ve ahşap gibi doal malzemeleri bir araya getirerek renklerle oynar. Yalınlığıyla bir başyapıt olan kuğu formundaki sosluğu, bugün bile ilgi görüyor.

İtalyan mimar ve tasarımcı Gio Ponti, 1930’lu yıllarda Christofle ile işbirliğine girer. Christofle için ürettiği geometrik formlardaki şamdanlar, daha bu dönemde 20. yüzyılın ikinci yarısına özgü tasarımların habercisi olur. Gio Ponti’nin şamdanları Art Deco’nun tipik bir örneği olmakla kalmaz, bu akıma paralel gelişen Modernizm’in de temel çizgilerini belirler

50’li yıllar

İkinci Dünya Savaşı ve onu izleyen yıllar, özellikle metal üzerine çalışan firmalar için çok zorlu geçer. O dönemde çalışmalarını çeşitlendirirken porselene yönelen Christofle kuyumculuk mesleğinden vazgeçmez . Bu dönemde  Tuileres Sarayı’ndaki örneklerinden oldukça uzak , masa süsleri üretir. Savaş yıllarına ait iki model, adından özel olarak söz edilmesini hak ediyor: Heykeltıraş Andre Deluol’un Yunan etkisi görülen “Sirenler”i ile heykeltıraş Yencesse’in  Fransız Klasizmini yansıtan eseri.

50’li yıllarda refahın dönüşüyle gerçek krreasyonlar dönemi de yeniden başlar. 1959’da yayımlanan ve yalnızca Gio Ponti, Tappio Wirkkala, Lino Sabattini’nin eserlerine adanmış Yeni Formlar adlı katalogda sunulan objelerin büyük çoğunluğu, o sırada Christofle atölyelerinin başında olan Sabattini’nindir.

1950 ve 60’ların sade stili içinde bütünleşen ve çok sayıda eğriden oluşan geometrik biçimler, İtalyan ve Finlandiya tasarımlarının birlikteliği, Sabattini’ni “Scandinavia”  jardinyerinde ve masanın ortasına konulan çiçekliğin çizgilerinde ifade bulur. Sanatçının Christofle için yarattığı en önemli eser, tasarımdaki soğukluğun kulpta kullanılan rafya gibi sıcak malzemeyle yumuşatıldığı “Como” adlı çay ve kahve serisidir.

1970’de firma Christofle Contemporain adlı kataloğunu yayımlar. Son derece sade objeler, renk çeşitlemesine olanak veren plastiğin kullanımı, daire ve kare formları ön plana çıkar. Özellikle kare ve üçgenin önemli bir rol oynadığı “Geometri” adlı çay kahve takımı bu çizgide tasarlanan ürünlerin uç örneklerindendir.

Christofle bugün de Andre Putman, Ora-Ito ve Marcel Wanders gibi çağımızın önemli isimleri de tasarımcıları arasına katarak marka değerini korumaya devam ediyor.

 

 

The following two tabs change content below.

Benan Kapucu

1988’de ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü’nden mezun oldu. 1994’te MSÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümünden yüksek lisans derecesini aldı. 1994–2003 tarihleri arasında Doğan Burda Yayın Grubu bünyesinde Brava Casa, Elle ve AD dergilerinde editör, yazı işleri müdürü ve yayın yönetmeni olarak çalıştı. 2003-2007 yılları arasında multimedya proje danışmanlığı, kitap ve dergi editörlüğü işlerini sürdürdü, birçok sektörel derginin yaratım sürecinde rol aldı; XXI, Skylife, Turkish Time, Natura dergilerinde tasarım konulu araştırma ve söyleşileri yayımlandı. 2007-2009 yılları arasında Ommedya bünyesinde, icon dergisinin yayın yönetmenliğini ve Natura dergisinin yayın danışmanlığını yaptı. Design Turkey dahil, birçok ulusal tasarım yarışmasında jüri üyeliği yaptı. İTÜ Tasarım Kongreleri kapsamında tasarım yayıncılığı üzerine iki akademik bildirisi yayımlandı. İTÜ ve Anadolu Üniversitesi Endüstri Ürünleri Tasarımı bölümlerinde Medya ve Tasarım dersiyle yarı-zamanlı olarak tasarım eğitimine katkıda bulunuyor. Son olarak İKSV 1. Tasarım Bienali’nin katalog editörlüğünü ve bienal kapsamında yayımlanmakta olan New City Reader mimarlık, kamusal alan ve kent gazetesinin yayın yönetmenliğini üstlendi. 2009- 2014 yılları arasında Häfele’de proje koordinatörlüğü kapsamında, Gateway dergisinin editörlüğünü yürüttü. Halen üniversitede misafir öğretim üyeliği, editörlük ve metin yazarlığı işlerini sürdürüyor.

Son Yazıları Benan Kapucu (Tüm Yazıları)

Bu yazıyı beğendiniz mi? Lütfen Paylaşın!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir