Eyüp Oyuncakları

26 Kasım 2013 | Fadime Geleş | gündelik yaşam

Oyun, çocuk kültürünün en önemli alanı, oyuncak ise bu kültürün en önemli aracıdır. Oyuncağın eskilere dayandığını tarih içinde gözlemlemekteyiz. Pompei, Sus, Lalaş antik kenti kazı buluntuları arasında, toprak malzemeden yapılmış minyatür ev eşyaları, hayvancıklar, arabalar, askerler gibi oyuncaklar bunu kanıtlamaktadır.

Yunanistan’da kolları, bacakları hareket edebilen bebekler ve ilk oyuncak toplar, önceleri kilden yapılmış, sonraları ise saz malzeme kullanılmıştır. Yine Eski Çin’de çocuklar demir bilyelerle oynarken, daha sonra Almanya, Hollanda, İngiltere ve ABD’de akik, taş, mermer, kil ve renkli camdan bilyeler üretilmeye başlamıştır. Ortaçağ’da at başı takılmış sopalar çocukların gözde oyuncağıyken zamanla dört tekerlek ve eğerin eklenmesiyle oyuncak atlar geliştirilmiştir.

Avrupa’da 18. yüzyılda tahta, fildişi ve gümüşten minyatür süs eşyalarını sergilemek amacıyla Hollanda’da süs evlerin en güzel örnekleri yapılmışken, Almanya’nın Nürnberg kentinde de oyuncak mutfaklar için tabak, çanak, tencere, çaydanlık gibi mutfak eşyası oyuncaklar üretilmiştir.
Ülkemizde ise, Osmanlılar Dönemi’nde İstanbul’da Eyüp semti oyuncak üretim merkezi olmuş, oyuncaklar da “Eyüp Oyuncakları” olarak isimlendirilmişlerdir. Bu isim, bir özele indirgeme ve yöresellik çağrışımı yapmakla birlikte, geleneksel oyuncakçılığımızın üretimi, satışı tüm İstanbul ve Anadolu için bu merkezden yapılmıştır.

Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde 17. yüzyılın ilk yarısında 100 dükkan ve 105 nefer olarak “Oyuncakçı Esnafı” belirtmiştir. Diğer kaynaklarda da buradaki oyuncak üretimi için 18. yüzyıl tarihlendirmesi yapılmakla birlikte, daha 17. yüzyıl başlarında 100 oyuncakçı dükkanı olması, üretimin tarihleme açısından daha eskiye dayandığını düşündürmektedir.

Eyüp’te üretilen oyuncaklar, çeşitlilik olarak oldukça geniş bir yelpazeyi kapsar. 20. yüzyıl başına kadar üretimi sürdürülen, çember, tahta araba, dönme dolap, toprak testi, düdük, def, dümbelek, fırıldak, top, topaç, şakşak, kaynana zırıltısı, aynalı beşik vb. dışında tel dolap, sandalye, beşik gibi ev eşyalarının minyatürleri de yapılmıştır. Malzeme olarak incelendiğinde ana malzeme olarak tahta ve toprak, yan malzeme olarak deri, kağıt, teneke, çivi, boncuk kullaıldığı görülmektedir. Bezeme olarak toprak boya ile ve sarı yaldızla, yine çocuklara hitap edecek dikkat çekici renkler (kırmızı, mavi, yeşil, beyaz) kullanılmış olup, stilize , fazla karmaşık olmayan, yumuşak dalgalı şeritler, benek bezemelr, ışınsal ve basıt çizgilerle yüzeylerin hareketlenmesi sağlanmıştır.

Eyüp “Oyuncakçılar Çıkmazı”nda üretilmiş olan 20. yüzyıl ilk çeyreğine tarihlediğimiz oyuncaklardan İstanbul Büyükşehir Belediye Koleksiyonu’na ait nadir bir grup tahta Eyüp oyuncağı bu yazının odak noktasını oluşturuyor. Eyüp oyuncakları kendi aralarında farklı gruplara göre ayrılabilir:

İtilen, çekilen oyuncaklar: Tahta tekerlekli ve önden ip takılarak çekilen, çocuğa izleme, yürümeyi öğretmesi açısından faydalı, ayrıca kas gelişimine katkıları olan arabalarla, yine aynı özellikteki, iki itme kolu olan önden tek tekerlekli el arabası bu gruptaki oyuncaklardır.

Hareketli oyuncaklar: İtilip çekilme özelliği gösterebildiği halde çivi, tel, teneke malzeme bağlantılarıyla mekanik özellikler kazandırılmış oyuncaklardır. Bir tekerleğin ya da parçanın başka bir parçayı harekete geçirmesi, döndürmesi ile hareket, dönme, ses çıkarma gibi çocuğun ilgisi canlı tutulmakta, boyama renklerinin de canlı olduğu gözlemlenmektedir. Bu tür oyuncaklardan biri olan kaynana zırıltısı, değişik kültürlerde (Hindistan, İtalya ve Fransa) ve bizim kültürümüzde de gezgin dervişlerin doğadaki hayvanları, çıkardığı sesle ürkütme ve uzaklaştırmada kullanılan nefirin çocuk dünyasına yansıyan modelidir.

Müzik aletleri: Oyuna eğlence katmak, dinleme becerisi, müzik kulağı geliştirerek ve ritim duygusu kazandırmakla çocuk gelişimine katkıda bulunan oyuncaklardır. Tef, semai kahvelerindekilerin minyatürü, davul Halep’in kil kutularının formundan uyarlamadır. El davulu ise alttan saplı, iki yandan kordonlu ve döndürülerek deriye çarptırılması ile ses çıkaran Orta Asya tapınak ayinlerinde de kullanılmış (Çin’e Türklerden gitmiş olan) Lama davullarının 20. yüzyıl başlarına kadar oyuncak kültürümüze kaynak oluşturan örneklerdendir.

Minyatür ev eşyaları: Çocuk doğumundan yetişkinliğe nesneleri, sesleri, hareketleri, kendi fiziksel özelliklerine uygun büyüklükte olan ve büyüklerin dünyasına ait objelerle algılayıp kurgulayarak tanımaya çalışır. Tel dolap, sandalye ve beşik gibi objeler bu amaca yönelik oyuncaklardandır.

Tahta oyuncakların günümüze kadar gelememiş olmaları, dayanıksız malzemeden yapılmış olmalarına, kendinden sonra gelen kardeşlerce de kullanılmalarına, geleneksel komşuculuk ilişkilerimizden kaynaklanan, diğer çocuklara verilmesi ve en büyük neden olarak da üretimin teknolojiye yenik düşmesine bağlanabilir. Ayrıca kültür varlıklarımızın çokluğu, antik dönemden günümüze, ülkemizde yaşamış uygarlıklara ait kalıntılara aşinalığımız ve birçok bölgemizin bu açılardan açık hava müzesi şeklinde oluşu bizleri değer bilmez bir şımarıklığa itmiştir de denebilir.

* Bu yazı ilk kez Collection dergisinin 10.sayısında yayımlanmıştır. Görüntülenen oyuncaklar ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi Koleksiyonu’na aittir.

The following two tabs change content below.

Fadime Geleş

1963 Yılında İstanbul’da doğdu. 1990 yılında Ege Üniversitesi Ed. Fak .Sanat Tarihi Bölümünden mezun oldu. 1993’ten itibaren İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü’nde Müze Uzmanı olarak çalışmaktadır. İki yıl itfaiye Müzesi yöneticiliği yaptı. 1998-2000 yılları arasında Münster, Westfãliche Wilhems Universitãt’den aldığı master daveti üzerine Almanya’ya gidip, burada dil öğrenip, mesleki araştırma ve incelemelerde bulunduktan sonra tekrar görevine döndü. Çalışmalarını ağırlıklı olarak "Tekke - Tasavvuf Kültürü ve Objeleri" üzerine sürdürmekte olup, Kütüphane ve Müzeleri Geliştirme Derneği ile Sanat Tarihi Derneği üyesidir.

Bu yazıyı beğendiniz mi? Lütfen Paylaşın!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir