“Telli-Büs”lerin Serüveni

22 Ekim 2013 | R. Sertaç Kayserilioğlu | gündelik yaşam

Troleybüs kelime anlamı bakımından; elektrik gücüyle yürütülmek üzere direkler arasına gerilen tellere sürünen makaralı aygıt (trolley) ile, omnibus’un kısaltılmasıyla ortaya çıkan “bus” kelimelerinden meydana gelmiş… Tarihte ilk kez 29 Nisan 1882 tarihinde Ernst Werner von Siemens tarafından tasarlanarak “Elektromote” adı ile Berlin’in banliyösü Kurfürstendamm’da piyasaya sürülmüş olan bu araç, 1900’lere girilirken Alman mühendis Max Schiemann tarafından geliştirilerek İngiltere ve Amerika’da kamunun yararına sunulmuş.

Yurdumuzda ilk troleybüsler Ankara’da

1930’lu yıllarla birlikte dünyanın tüm büyük şehirlerinde kullanılmaya başlanan troleybüslerin yurdumuzu ilgilendiren ilk haberi Ankara’ya özgü olarak 2 Eylül 1945 tarihli Akşam Gazetesi ile duyurulmakta: “Ankara için, tanınmış bir Amerikan firmasına 10 troleybüs sipariş edildi. Troleybüsler 1945 yılı sonuna kadar şehre girecekler ve Ulus Meydanı – Bakanlıklar ile Ulus Meydanı – İstasyon arasında işletilecekler.”

26 Ocak 1946 tarihli Cumhuriyet Gazetesi ise kavuşmaya son noktayı koyar; “Norveç’ten gelen ‘Vasaland’ vapurundan Ankara Belediyesi’ne ait 10 trolöbüs (troleybüs) İstanbul limanına indirildi. Bu trolöbüsler çok yakında Ankara’ya sevk edilecekler”. Nitekim Ankara’nın ilk “boynuzlu-büs” tabir edilen troleybüsleri 1 Haziran 1947 tarihinde Ulus-Bakanlıklar arasında hizmete girer.

Ankara Elektrik ve Havagazı İşletme Müessesesi tarafından satın alınmış olan bu 10 adet Brill marka troleybüsü, toplam 150 kişi taşıma kapasiteli bu uzun troleybüsleri, 1948 yılında alınan 10 adet F.B.W. marka troleybüs izleyecektir.

1 Ocak 1950 tarihinde kurulan “Ankara Elektrik Havagazı ve Otobüs İşletme Müessesesi Genel Müdürlüğü (EGO)” 1952 yılında 13 adet MAN marka troleybüs daha alıyor ve Ankara’nın troleybüs filosunu 33’e yükseltiyordu. Ankara’da troleybüsler şu hatlarda hizmet vermişti: Yenimahalle-Ulus, Bahçelievler-Ulus, Kavaklıdere (Farabi Sok.)-Yıldırım Beyazıt Meydanı-Çankaya, Kavaklıdere (Farabi Sok.)-İstasyon, Bahçelievler-Dikimevi, Maltepe/Anıttepe-Ulus, Cebeci-Ulus, Kocatepe-Ulus.

1960 yılına gelindiğinde, İstanbul’da hizmete girmesi planlanan şebekede kullanılacak araçlarla aynı olacak biçimde, İtalyan Ansaldo San Giorgio marka troleybüslerden 33 adet Ankara için satın alınıyor ve böylece Ankara troleybüs filosu dört farklı markada toplam 66 araca ulaşıyordu. Bu alım, Ankara’da bu taşıta yapılmış son yatırım olacaktı. Bu tarihten sonra Ankara’ya yeni troleybüs alınmayacak, sistem hizmeti eldeki mevcut araçlarla sürdürülecekti. 1973 yılında ilk alınan Brill marka 10 troleybüs hizmet dışı bırakılacak, böylece Ankara’da bu araca bağlı sayı da 56’ya düşecekti.

İzmir troleybüsleri

Ülkemizde şehir içi toplu ulaşımda troleybüs hizmetini verildiği ikinci şehir İzmir’di. 14 Mayıs 1954 günü İzmir/Pasaport açıklarına yanaşan Alman bandıralı Walter şilebinden indirilen dört adet “FIAT” marka troleybüs, İzmir taşıt tarihinde görülen ilk troleybüsler olmuştu.

Dönemin Belediye Başkanı Raf Onursal’ın çabalarıyla sağlanmış 900.000 liralık kredi sonucu Siemens firması ile troleybüslere güç sağlayacak havai hat tamamlanması sonucunda, 28 Temmuz 1954 tarihinde İzmir’in ilk troleybüsleri, “Konak-Güzelyalı” hattında çalışmaya başlamıştı.

25 Ağustos 1954 tarihinde 10 troleybüsün daha ilavesi ile İzmir’de 1880 yılından beri hizmet veren atlı tramvayların saltanatı yıkılmış, yerine elektrikle çalışan bu yeni “telli-büs”lerin dönemi başlamıştı. Renkleri açık mavi, üst kısımları yaldızlı beyaz olan ve yaklaşık 100 kişi taşıyabilen 11 metre boyundaki bu araçlar, o yıllar için süratli olan gidişleriyle de ayrıca göz doldururken, Fiat, Man, Bussing ve Viberti markaları, İzmir’de çalışmış ilk troleybüsler oluyordu.

İzmir Belediyesi’ne bağlı Eshot (Elektrik, Su, Havagazı, Otobüs ve Troleybüs) atölyelerinde, 1962-1971 yılları arasında “yokuş tipi” 21 adet troleybüs üretilir. 1984 Kasım’ında İstanbul’dan alınan 75 adet 1960 model “Ansaldo”nun katılımıyla İzmir troleybüs filosu iyice büyümüştür. Ne var ki; tüm büyük şehirlerde olduğu gibi caddeler burada da troleybüslere artık dar gelecektir… 38 senelik hizmetin sonunda, onlar da 6 Mart 1992 günü İzmir’e veda ederler.

Troleybüs İstanbul’da

Yurdumuzda troleybüsün şehir içi toplu ulaşımına şahit olmuş bir diğer ve son şehri ise İstanbul’dur. 60’lı yıllarla birlikte, tramvayların İstanbul’da şehir içi toplu taşımacılığını büyük ölçüde sağladığı ve kenti bir uçtan bir uca bağladığı günler geride kalıyordu…

İmar hareketleri ile başlayan yenileşme hareketleri, İstanbul’da yıllarca gözbebeği olmuş tramvayları adeta “ilkel” kılmış, onun yerine daha çok yolcu taşıyan, daha hızlı giden çağdaş araçlara gereksinim getirmişti. Bu araç ise, önce Ankara’da, sonra da izmir’de hizmet veren ve şimdiye kadar İstanbul’da hiç çalışmamış olan troleybüs olacaktı.

Otobüse nazaran daha iktisadi olacağı, yedek parça ve enerji kaynağı bakımından da döviz tasarrufu sağlayacağı, yanı sıra da çevreye karşı daha duyarlı olacağı düşünülerek kent içi ulaşımında troleybüs işletilmesine karar verilir. İlk kez İtalya’da üretilmiş olan ve 60’lı yıllarda Avrupa’nın pek çok ülkesinde kullanılmaya başlanan bu elektrikli otobüsler için, Türk-İtalyan ticari anlaşmasından da yararlanılarak, İtalya’daki Asaldo San Giorgio firmasına ait troleybüs araçlarından 100 adetinin siparişi 1956-1957 yıllarında kesinleşir.

1961 yılı başlarında, İtalya’dan getirilen Ansaldo San Giorgio marka 1 adet körüklü troleybüsün Eminönü-Topkapı hattında deneme seferleri yapmasının takiben, İstanbul’da çalışacak troleybüslerin İtalya’dan gemiler ile nakli gerçekleştirilir ve ilk grup troleybüslerden 76 adeti, Mayıs ayında Salıpazarı Rıhtım’ında karaya iner.

27 Mayıs 1961 günü, eski adı ile Beyazıt, yeni adıyla Hürriyet Meydanı iki büyük aktiviteye birden sahne oluyordu. Biri; yeniden düzenlenecek olan bu meydanın temel atma töreninin yapılıyor olması, diğeri de İstanbul toplu ulaşım trafiğinde ilk kez yer alacak olan troleybüsün Topkapı-Eminönü hattı seferi ile hizmete başlatılacak olması… 1.Ordu ve Örfi İdare Kumandanı Korgeneral Cemal Tural’ın, İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı Orgeneral Refik Tulga eşliğinde yaptığı açılış ile ilk troleybüsler seferlerine başlar. Sefere ilk çıkan troleybüse “27 Mayıs” adı konurken, günün anısına ilk gün ulaşım seferleri de halka ücretsiz olarak verilir.

Güç beslenmesi çift havai elektrik hattından sağlanan ve devletin hiçbir maddi katkısı olmadan sadece İETT’nin gelirleri ile 70 milyon TL’ye kurularak şehir halkının hizmetine sokulan troleybüs işletmesi, 6 adet kuvvet merkezine bağlı olarak 101 adet taşıtı ile hizmet sunan bir şebeke haline gelecektir. Başlangıcından kısa bir süre sonra; Topkapı-Yedikule-Edirnekapı-Beyazıt-Yenikapı-Eminönü-Tünel-Kurtuluş-Harbiye-Maçka-Şişli-Mecidiyeköy ve Bebek son durak hatları ile, 45 kilometrelik bir alan içinde şehir içi toplu ulaşımı sağlayan troleybüsler, Topkapı-Eminönü, Tünel-Şişli, Maçka-Harbiye, Mecidiyeköy-Eminönü, Tünel-Kurtuluş, Yenikapı-Şişli, Ortaköy-Taksim, Beyazıt-Harbiye, Bebek-Taksim hatları gibi 17 değişik semte yolcu taşımaya başlamıştır.

Siviller için başlangıçta 20-25 kuruş olan bilet ücretleri, zaman içinde 130 kuruşa kadar yükselmiştir. Şişli ve Topkapı garajlarına bağlı olarak hizmet veren ve kapı numaraları 1-100 arasında sıralanan araçlara, 1968 yılında tamamen İETT işçilerinin üretimi olan 101 kapı numaralı “Tosun” da eklenmesiyle İstanbul’da hizmet veren troleybüs araç sayısı 101’e ulaşmıştır. (Tosun, İstanbul’dan troleybüsler kalkana kadar on altı yıl süre ile seferde olmuştur).

Ne var ki büyük ümitlerle İstanbul trafiğine sokulan bu 101 troleybüsün, bir süre sonra bekleneni vermediği ve veremeyeceği de anlaşılacaktır. Kaldırılmış olan tramvaylar kadar bile hız yapamayışı, manevra kabiliyetlerinin düşük oluşu, tavanından havai hatta uzanan ve halk arasında “boynuz” tabir olunan iletim çubuklarının virajlarda sık sık çıkışı, şoförün inerek aracın arkasındaki kayışları hareket ettirerek bu çıkmış “boynuzu” tekrar yerine takma zorluğu, şehir içi elektrik kesintilerinden dolayı sık sık yolda kalıp peş peşe sıralanmaları, bu nedenle de trafiği tıkamaları, troleybüslerin İstanbul’dan kaldırılmasını gerektiren belli başlı sebepler olacaktır.

Elinde o dönemlerde 1400 adet normal otobüs filosu bulunan İETT’nin de kararı doğrultusunda İstanbul Belediyesi, tramvaylar gibi troleybüslerin de seferden kaldırılmasına karar veriyor ve 16 Temmuz 1984 tarihinde hizmetlerine son verip çalışır durumdaki 75 adedini İzmir Belediyesi Eshot Genel Müdürlüğüne satıyordu.

İstanbullular tramvayların pabucunu dama atarak kendilerini 23 yıl aralıksız taşıyan troleybüsleri, nedense tramvayları kadar sevemedi. Ne tramvaylar gibi anılarda yaşadı… Ne de tramvaylar gibi İstanbul’a tekrar geri döndü. Silindi gitti.

1965-1970 yıllarında Fransa/Lyon Belediyesi tarafından 100 adet troleybüs; Adana, Konya, Bursa belediyelerine hibe olarak verilmek istendiyse, de, kendi şehirlerinde bu sistemi kurmak için bir takım ön çalışmalar yapan bu belediyeler bunu gerçekleştiremedi. Troleybüsler, Viyana, Budapeşte, Arnheim, Sollingen, Sofya, Yalta, Pekin gibi dünyanın birçok şehrinde halen kullanılmakta.

The following two tabs change content below.

R. Sertaç Kayserilioğlu

1948 yılında dünyaya gelen R. Sertaç Kayserilioğlu, Kadıköy Kızıltoprak İlkokulu’nda başlayan tahsil hayatına Bartın Ortaokulu ve Kadıköy Marmara Koleji ile devamı etti. Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinden mezun olduktan sonra Çapa Tıp Fakültesi Patolojik Anatomi Kürsüsünde öğretim üyeliği yaptı. 1980 senesinden itibaren koleksiyon yapmaya başlayan Kayserilioğlu, topladığı obje ve efemeralar üzerine araştırmalara başladı. Bu konuda elde ettiği bilgi birikimini ve koleksiyonunu 1990 senesinden itibaren yayımladığı pek çok kitapla paylaştı. Halen araştırma ve yazılarına devam etmekte. 600’ün üzerinde makalesi yayımlanan Sertaç Kayserilioğlu, başta NTV Tarih, Tombak, Collection, İstanbul Life, Toplumsal Tarih, Sky Life, Tempo, İstanbul Ansiklopedisi olmak üzere birçok dergilerinin yazar gurubu ve yayın kurullarında yer aldı. Halen Fenerbahçe Spor Kulübü Tarih Arşiv ve Müze Kurulu Başkanı. Türkiye Yazarlar Birliği Üyesidir. “BBC Television Channel 4” tarafından hazırlanan “First World War / 1. Dünya Savaşı Belgeseli”nde dokümanları ve araştırmaları ile yer aldı. “1. Dünya Savaşı Osmanlı Sansürleri” ile filateli alanında, yurt içinde çeşitli kez “Jüri TebrikIeri ve Altın Madalya” ve yurt dışında Altın madalya ödülleri kazandı. Halen TRT FM’de “Bir Zamanlar Hayat” isimli programı sunmaktadır. Yayınlanmış eserleri : “İETT Tarihçesi”, “Dersaadet’ten İstanbul’a Tramvay 1.cilt (Atlı Tramvaylar)” , “Dersaadet’ten İstanbul’a Tramvay 2. cilt (Elektrikli Tramvaylar)”, “Osmanlı’dan Günümüze Aydınlanmanın Tarihçesi: 3 cilt ”, “Baki Kente Ab-ı Beka; Hamidiye”, “Bir İstanbul Klasiği”, “ İstanbul Yazıları ”, “Çıktık Açık Alınla”, “Dersaadet’ten İstanbul’a Tünel: 2 cilt”, “Fenerbahçe Spor Kulübü Almanağı: 3 cilt”. "Ana Ben Gidiyom Düşmana Karşı" (Çanakkale Savaşı), "Başın Öne Eğilmesin" (İşgal Yılları), "Kurtuluş"(İstiklal Savaşı), “Osmanlı’da Ulaşımın Serüveni: 2 cilt" . “İşgalden Cumhuriyete, Karanlıktan Aydınlığa” isimli eseri yayına hazırlanmakta.

Son Yazıları R. Sertaç Kayserilioğlu (Tüm Yazıları)

Bu yazıyı beğendiniz mi? Lütfen Paylaşın!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir